ANA SAYFAAna Sayfa  BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri
   ABOUT USAbout Us    FACEBOOK TWITTER YOUTUBE

24 KASIM 2020 , SALI

BAĞLANTILARBağlantılar SİTE HARİTASISite Haritası SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama

TMMOB


JFMOBİS ÜYELİK İŞLEMLERİ


Üye Girişi yaparak kendinize ait iletişim, nüfus, eğitim vb. bilgileri görüp, bu bilgilerin yanlış veya eksik olanlarını düzenleyebilir, aidat borçlarını ödeyebilirsiniz.

Adana  Antalya  Eskişehir  İstanbul  İzmir  Kocaeli  Samsun Trabzon 

 

      Tescilli Şirketler

»Tescilli Şirket Listesi

»Asgari Birim Fiyat Listesi

      Çalışmalarımız

»Haberler

»Duyurular

»Basın Açıklamaları

»Görsel Basında Odamız

»Yazılı Basında Odamız

»Oda Görüşleri

»Oda Güncesi

»Genç JFMO

»Yitirdiklerimiz

 

      LPG Sorumlu Müdür

»Sık Sorulan Sorular

»Belge Örneği

»Sözleşme Örneği

»Yönetmelik

»TMMOB Kararı

»Talep Formu

»Taahütname Örneği

 

      Jeofizik Tanıtım Videosu

      Yayınlar

 » JEOFİZİK BÜLTENİ

JEOFİZİK BÜLTENİ
SAYI: 2018 / OCAK 78

Tüm Sayılar »

 
 » KİTAPLAR

 
PROF. DR. RAHMİ PINAR KENTLEŞME VEYAPI İNCELEMELERİ ÇALIŞTAYI KİTABI

Tüm Kitaplar »

 
 » JEOFİZİK DERGİSİ

JEOFİZİK DERGİSİ
SAYI: 2016 / ARALIK 1

Tüm Sayılar »

 
 » BALKAN JEOFİZİK

BALKAN JEOFİZİK
SAYI: 2006-2010 9-13

Tüm Sayılar »

 
 

12 KASIM 1999 DÜZCE DEPREMİ’NİN 21. YILDÖNÜMÜ

    Yayına Giriş Tarihi: 10.11.2020  Güncellenme Zamanı: 12.11.2020 11:55:51  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 


Ülkemizdeki Deprem Gerçeğini Unutmayacağız! Unutturmayacağız!

17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve bütün Türkiye`yi derinden etkileyen büyük Marmara Depreminin yaraları sarılırken, 87 gün sonra 12 Kasım 1999 tarihinde merkez üssü Düzce`de Richter ölçeğine göre 7,2 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Resmi rakamlara göre Düzce Depreminde 710 kişi hayatını kaybederken 2678 kişi de yaralandı. Konutlar ve işyerleri büyük hasar gördü.

Ülkemizin önemli bir bölümü 1. ve 2. derece deprem bölgesinde yer almaktadır. Depremlerin oluşumu önlenemez ve engellenemez. Deprem yasası gereği; geçmişte yaşanan depremlerin gelecekte de yaşanması kaçınılmazdır.

Yaşanan depremlerden gereken dersler alındı mı?

Yakın geçmişte; 25.09.2019 tarihinde İstanbul-Silivri`de meydana gelen aletsel büyüklüğü 5,8 (Mw), 24.01.2020 tarihinde Elazığ-Sivrice`de meydana gelen aletsel büyüklüğü 6.8 (Mw), 14.06.2020 tarihinde Bingöl-Karlıova`da meydana gelen aletsel büyüklüğü 5.7 (Mw) ve 31.10.2020 tarihinde Ege Denizi İzmir-Seferihisar`da meydana gelen aletsel büyüklüğü 6.9 (Mw) olan depremlerde yaşananlar hazırlıklı olunmadığı ve ders alınmadığı gerçeğini ortaya koymuştur.

Deprem güvenli ve sağlıklı yaşanabilir kentlerin üretimi için, proje tasarım sürecinden başlayarak yapı üretim sürecine kadar bilimin, tekniğin  ve mühendislik hizmetlerinin gerekleri yerine getirilmelidir. Mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesi yapılmalıdır. Merkezi ve yerel yönetimlerin birlikte Meslek Odalarını dışlamadan hareket etmelidirler.

Yapı üretim ve denetim sürecinin önemli unsurları olan meslek modalarının denetim yetkileri alınmıştır. Kamusal mesleki denetim kapsamında yeni mevzuat düzenlemesi ile meslek odalarına denetim yetkisi verilmelidir.

Bina ve bina türü yapılar için statik projeye esas zemin ve temel etüt raporları, 3194 sayılı yasa ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ile zorunlu hale getirilmiştir. Buna rağmen, ruhsat düzenlemede görevli bazı belediyeler tarafından zemin ve temel etüt raporlarında jeofizik çalışma istemeksizin yapı ruhsatı verilmekte, ilgili idarelerce bunların denetimi yeterli şekilde yapılmamaktadır. Yasa ve Yönetmeliklere aykırı bu uygulamanın kamu yararına olmadığı ve ileride telafisi imkansız zararlara neden olacağı göz ardı edilmemelidir.

Depreme dayanıklı yapı tasarımı için zemin etütlerinde mutlaka jeofizik mühendisliği hizmetleri yar almalıdır. İmar planına altlık teşkil edecek jeolojik-jeofizik-jeoteknik etütler yapılmadan yer seçimi yapılmamalı ada ve parsel bazlı tüm yapılaşmalarda mühendislik hizmeti almayan hiçbir uygulamaya ruhsat verilmemeli, riskli alanlar imara açılmamalı, niteliksiz yapı üretimi engellenmelidir.

Deprem toplanma alanları, olası bir deprem anında ve sonrasında barınma, beslenme ve sağlık gibi temel ihtiyaçların karşılanacağı alanlardır ve hayati önem taşımaktadır. Deprem sırası ve sonrasında, nerelerde toplanacağı ve kullanılacak acil yollar konusu planlanmalı ve insanlar bilinçlendirilmelidir. Ülke genelinde  kentsel değişim projeleri hızlı bir şekilde gerçekleştirilmelidir. Öncelik, afet riskinin yüksek olduğu bölgelere verilmeli, kentsel değişim rant paylaşımlı olmamalıdır.

Yıkıcı bir deprem beklenen İstanbul`da, yapı stokunun %60`ı mühendislik hizmeti almamış binalardan oluşmaktadır. Büyük acıların yaşanmaması, can ve mal kayıplarının en aza indirilmesi için, afet riski taşıyan alanlardaki yerleşim yerlerinin taşınması, binaların iyileştirilmesi, güçlendirilmesi veya yıkılarak yeniden yapılması önem arz etmektedir.

Depremle iç içe yaşamak zorunda olduğumuz ülkemizde, her deprem sonrası büyük acı ve üzüntülerin yaşanmaması için bir doğa olayı olan depremlerin önlenemeyeceğini, ancak alınacak bilimsel önlemler, bilinçli eğitim ve deprem güvenli konut üretimi ile her türlü zararın en aza indirilebileceği unutulmamalıdır.

Yaşadığımız depremlerde hayatlarını kaybeden bütün vatandaşlarımızı saygıyla ve rahmetle anıyoruz.

12.11.2020

 

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI

XVIII. DÖNEM YÖNETİM KURULU


 

Okunma Sayısı: 7

Tüm Gündem »

 

COPYRIGHT © 2020 TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
MİLLİ MÜDAFAA CADDESİ NO: 10/7 06650 KIZILAY / ANKARA
TELEFON: (+90) 312 418 82 69   FAKS: (+90) 312 418 83 64
e-POSTA:

 

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.