Hukuki Çalışmalar
Mesleğimizi ve meslek alanlarımıza yönelik yapılan ve üyelerimizin maddi ve manevi kayıplarına yol açan uygulamalara karşı hukuki girişimlerimiz:

“Yapı Denetim Uygulama Usul ve Esasları Yönetmeliği”nin 4.maddesinin 1.paragrafı, 6.maddesinin (c) fıkrası ile 7.maddesinin (c) fıkrasının iptali istemli Odamız tarafından açılan davamız yaptığımız (27.05.2002) temyize bağlı olarak, Danıştay Dava Daireler Kurulu’nun 2003/437 Esas Numarasını alarak inceleme ve karar aşamasındadır.  Danıştay Dava Daireler Kurulu’nun tarafımıza yeni tebliğ edilen 21.12.2006 tarih ve 2006/2408 sayılı kararı ile “Zemin ve temel etütlerine ilişkin raporların jeofizik mühendislerince hazırlanmasının doğal olduğu” hükmüne yer verilmekle beraber temyiz talebimiz reddedilmiştir.

Doğanın Gizemi dergisi ile ilgili olarak açılan alacak davasında Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesinin verdiği kısmi kabul kararına karşı yaptığımız temyiz itirazımız Yargıtay 15. Hukuk Dairesince kabul edilmediğinden onanmıştır. İş bu onama kararının düzeltilerek ortadan kaldırılması ve mahalli mahkeme kararının istemimiz yönünde lehimize bozulması için “karar düzeltme” yoluna başvurulmuştur. Karar düzeltme temyiz yolu icrai işlemleri durdurmadığından Odamızın bir icra muamelesine maruz kalmaması için dava tarihinden bu zamana kadarki faiz ile birlikte 9.920.00.-YTL Ankara 13.İcra Müdürlüğü’nün 2003/6016 Esas Dosyasına yatırılmıştır; karar düzeltme talebimiz red edilerek mahalli mahkeme kararı kesinleşmiştir.

Sn. Rıfat OKUR ve Isparta İl Temsilcimiz Sn. Osman UYANIK’ ın Isparta Belediyesi aleyhine, Antalya 2 nci İdare Mahkemesine açtığı dava sonuçlanmış olup, mahkeme 23.03.2005 T ve 2003/1144 E ve 2005/ 396 sayılı kararı ile “Jeofizik Mühendislerinin tek başlarına Zemin Etüdü yapamayacağı”  kararına varmıştır. İlgili dosya Hukuk Müşavirliğimizce incelenip olup; mahkemenin meslek ayrımcılığı yaptığı, mahkemeye sunulan diğer konu ile yargı kararlarına aykırılık gözlendiği, teknik içerik taşıyan delillerimizin göz ardı edildiği kanaatine varılarak, eksik inceleme yapıldığı gerekçesi ile kararın bozulmasına yönelik temyiz davası 14.07.2005 tarihinde Rıfat OKUR tarafından açılmıştır. Danıştay 6.Dairesinin 2005/5636 Esas numarasını almış olup Savcılık inceleme sırasını beklemektedir.

Trabzon Belediye Başkanlığı’nın 09.05.2005 tarih ve 1643 sayılı yazısına göre “ Zemin etüt raporlarının Jeoloji Mühendisleri ve Jeofizik Mühendisleri tarafından ortak hazırlanması” kararına, Jeoloji Mühendisleri Odası Trabzon Şube Başkanlığı tarafından (04.06.2005) “Kararın iptali ve Yürütmenin  Durdurulması” talebiyle dava açmıştır. Bu gelişme üzerine Trabzon Şube Başkanlığımız, Oda Yönetim Kurulu tarafından ( 25 Mayıs 2005 tarih ve X/101 sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden) aldığı yetkiyle, Trabzon Belediyesi yanında davaya müdahil olmuştur. Trabzon İdare Mahkemesi’nin 2005/640 Esasında kayıtlı iptal ve yürütülmesinin durdurması istemli davada Trabzon İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulması isteminin; 2577 sayılı kanunun 27.nci maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması nedeni ile (10.08.2005 tarihinde) reddine, (bu kararın 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yolu açık olmak üzere) karar vermiştir. Trabzon Bölge İdare Mahkemesi Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre mahkemece yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, itiraz isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 6. fıkrası uyarınca REDDİNE 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar vermiştir.
27.12.2005 tarihinde duruşması yapılmıştır. Mahkeme; “Trabzon Belediye Başkanlığı’nın 09.05.2005 tarih ve 1643 sayılı yazısında öngörülen Zemin Etüt Raporlarının Jeoloji ve Jeofizik Mühendisleri tarafından ortak çalışmalar sonucu yapılaşacak en uygun yerin tanısını koymayı amaçladığı sonucuna varılan dava konusu işlemde, kamu yararı ve mevzuat hükümlerine aykırılı bulunmamaktadır.” İfadesi ile;  Zemin Etüt Raporları onay yetkisi konusundaki anlaşmazlığa Trabzon Bölge İdare Mahkemesi 29.12.2005 tarih, Esas No 2005/640 ve Karar No  2005/1200 sayılı kararı ile Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere davanın reddine karar vermiştir. Söz konusu karar Danıştay 6. Dairesi’nin 19.09.2006 gün ve E: 2006/2768, K: 32006/4174 sayılı kararı ile Onanarak kesinleşmiştir.

Gazi Üniversitesi Rektörlüğünün, Resmi Gazetenin 22 Nisan 2005 gün ve 25794 sayısında yayınlanan "Gazi Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği"nin 8 ve 12. maddelerinin iptali ile yürütülmesinin durdurulması ile ilgili olarak Yönetim Kurulumuzun 14.06.2005 tarihli ve X/108 sayılı kararına istinaden 20.06.2005 tarihinde dava açılmıştır. Ankara 6. İdare Mahkemesi; içerik olarak jeofizik bilimi ve jeofizik mühendisliğinin akademik ve hukuksal haklarını teslim etmekle beraber karar bütünselliğine aykırı şekilde davamızın reddine karar vermiştir. 12.09.2006 tarihinde tarafımıza tebliği edilen iş bu karara karşı 03.10.2006 günü 30 günlük yasal süre içerisinde temyiz başvurusu yapılmıştır.  Söz konusu temyiz başvurumuz Danıştay 8. Dairesinin 2006/6227 Esasını almış olup; Esasa ilişkin karar için Savcılık sırasında beklemektedir.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12.05.2005 tarih ve 25813 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan “ Doğalgaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliği’nin” Madde: 9 Ek: 6’da “Faaliyet konuları kategorilerine göre gerekli mühendisler başlığı altındaki cetvelin faaliyet konuları “Fizibilite – Etüt / Müşavirlik ve Kontrol ve Denetleme” Kategorisi Zemin olarak belirlenen gerekli mühendisler” hükmünde Jeofizik Mühendisliği bu kategoride değerlendirilmemiştir. Bu amaçla; Odamız tarafından 12.05.2005 günlü ve 25813 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmeliğin” 9.maddesiyle eklenen Ek 6.maddenin iptali ve yürütmenin durdurulması için Yönetim Kurulumuzun 28.06.2005 tarihli ve X/110 sayılı kararı gereği 12.07.2005 tarihinde dava açılmıştır. Davamız; Ankara 6.İdare Mahkemesinin (20.07.2005) “Görevsizlik” kararına bağlı olarak 10.10.2005 tarihinde Danıştay Başkanlığı’na gelmiş olup Danıştay Genel Evrakında 2005/97424 numarasını alarak incelenmek ve karar verilmek üzere 13. Daireye gönderilmiştir. Danıştay 13. Dairesi’nin 27.12.2006 tarih ve 2005/9277 sayılı aşağıda gerekçesi belirtilen;
“Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Dava, 12.05.2005 tarih ve 25813 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Yönetmelik’in 9. maddesiyle asıl yönetmeliğe eklenen ve faaliyet konuları kategorilerine göre gerekli mühendislerin gösterildiği Ek 6’nın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılmıştır.
25.4.2005 gün ve 25796 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği’nin 5. maddesinde; “Jeofizik mühendisliği; Petrol, maden ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv özelliklerinin saptanması, içme ve kullanma amaçlı yeraltı ve yerüstü suları, jeotermal enerji, çevre ve çevre sorunları ve arkeolojik amaçlı araştırmalar ile her türlü mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etütleri, deprem, doğal afet ve benzeri konularında eğitim ve araştırma etkinliklerinin yürütüldüğü fizik, matematik, bilgisayar, elektronik teknolojisine dayalı, dili matematik olan mühendislik dalını,          
Jeofizik mühendisliğinin uzmanlığı, Yerkürenin incelenen bölümüne ve olayına göre ya da belirli fiziksel özelliklerinden yola çıkılarak, sismoloji (deprembilim) yer içi fiziği, hidroloji, deniz jeofiziği, jeomanyetizma, aeronomi, meteoroloji, atmosfer fiziği, volkanoloji yer içi kimyası, fiziksel oşinografi, jeofizik bilimi ve jeofizik mühendisliği ile ilgili araştırmalarını, ifade eder” düzenlemesi yer almıştır.         

Dairemizin 08.02.2006 tarihli 2005/9277 sayılı ve 15.09.2006 tarihli 2005/9277 sayılı ara kararları üzerine Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı’nca gönderilen 11.12.2006 tarihli B.30.0.HKM.06.01.001/7008 sayılı ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’nın 29.12.2006 tarihli B.31.0.UAK.01/8009 sayılı yazıları ekinde gönderilen ve Üniversitelerarası Kurul’un 21.11.2006 tarihli toplantısında kabul edilen raporun incelenmesinden; jeofizik bilimi ve jeofizik mühendisliğinin “yerküre ve atmosferin, gezegenlerin, uyduların ve güneşin fiziksel ve yapısal özelliklerini fizik ve matematik yöntemler kullanarak inceleyen bilim dalı” olarak tanımlandığı, “jeofizik mühendisliği eğitiminde temel jeofizik dersleri(nin) yanı sıra jeoloji, zemin mekaniği, kaya mekaniği, bazılarında mühendislik jeolojisi ve sondaj tekniği gibi derslere yer verildiği” nin belirtildiği görülmekle, dava konusu yönetmelik maddesinde doğal gaz tesislerine ilişkin fizibilite-etüt/müşavirlik, kontrol ve denetleme faaliyet konularında zemine ilişkin çalışmaların sadece jeoloji ve inşaat mühendisleri tarafından yapılabileceği belirtilerek, eğitim programlarında yukarıda belirtilen derslere yer vermiş programlardan mezun jeofizik mühendislerine dava konusu Yönetmeliğin Ek 6 hükümlerinde yer verilmemek suretiyle tesis edilen eksik düzenlemede hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 12.05.2005 tarih ve 25813 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına ilişkin Yönetmeliğin 9. maddesi ile asıl Yönetmeliğe eklenen Ek-6 nolu bölümünün; jeofizik mühendislerine yer vermeyen eksik düzenlemesi yönünden yürütmesinin durdurulmasına 27.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.” kararı ile talebimiz gibi yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.

Uzun süredir devam eden; mesleğimizi yok sayma, meslek alanlarımızı daraltmaya yönelik girişimin yeni mücadelesi olarak  Jeoloji Mühendisleri Odasının; Odamızın 25.04.2005 tarihli ve 25796 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Ana Yönetmeliğinin bazı maddelerinin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına yönelik olarak özetle; Türk Mühendis ve  Mimar Odaları Birliği, Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından; 25.4.2005 gün ve 25796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin “Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde tanımlanan “Jeofizik Mühendisliği”nde yer alan “petrol, maden ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv özelliklerinin saptanması, ………ile her türlü mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin temel etütleri…….” ibarelerinin, “Odanın Amaçları” başlıklı 6. maddesinin “Kamu yararına ilişkin amaçlar” başlıklı b bendinin 3. alt bendinde yer alan “maden, petrol, doğalgaz, kömür, jeotermal kaynaklar ve mineralli sular, endüstriyel hammadde, içme ve kullanma amaçlı yer üstü ve yer altı suları ve benzeri doğal kaynakların aranması, araştırılması, bulunması, rezerv ve kalite tespiti ile ilgili mesleki yeterliği geliştirmek, teknik hizmet esaslarını belirlemek, denetlemek ve geliştirmek” ibarelerinin ve yine 6. maddenin b bendinin 4 alt bendinde yer alan “…..mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etüdü” ibarelerinin, asıl olarak jeoloji mühendisliği disiplininin uzmanlık alanı olan konularda bilimsel gereklere aykırı düzenlemeler olduğu öne sürülerek iptali ve yürütmenin durdurulması amacı ile açılan dava; Danıştay 6.Dairesinin 2005/3162 esasında (22.08.2005) kayıtlı olup; Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından istenilen “Yürütmenin Durdurulması” talebi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 27. maddesinin 2. fıkrasında, idari işlemin uygulanması halinde giderilmesi güç veya olanaksız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verileceği kuralı yer almıştır. Davada bu koşulların birlikte gerçekleşmediği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması isteminin reddine 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verilmiştir.
Bu karara karşı jeoloji mühendisleri odası tarafından yapılan itiraz Danıştay Dava Daireler Kurulu 16.02.2006 gün ve YD. İtiraz No: 2005/835 sayılı kararı ile “Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü: 25.4.2005 günlü, 25796 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Jeofizik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliğinin Tanımlar başlıklı 5. maddesinde tanımlanan "jeofizik Mühendisli'ğinde   yer   alan    "petrol,   maden   ve    benzeri   doğal   kaynakların    aranması, araştırılması,   bulunması,   rezerv   özelliklerinin   saptanması,   ...ile   her   türlü   mühendislik yapılarının  yapı   yeri  ve   güzergah  seçimi,  zemin   temel  etütleri..."   ibarelerinin,  "Odanın Amaçları" başlıklı 6. maddesinin "Kamu yararına ilişkin amaçlar" başlıklı (b) bendinin 3. alt bendinde yer alan "maden, petrol, doğalgaz, kömür, jeotermal kaynaklar ve mineralli sular, endüstriyel hammadde, içme ve kullanma amaçlı yer üstü ve yer altı suları ve benzeri doğal kaynakların   aranması,   araştırılması,   bulunması,   rezerv  ve  kalite  tespiti  ile  ilgili  mesleki yetkinliği   geliştirmek,   teknik   hizmet   esaslarını   belirlemek,   denetlemek   ve   geliştirmek" ibarelerinin  ve  yine  6.  maddenin  (b)  bendinin  4.  alt bendinde  yeralan   "...mühendislik yapılarının yapı yeri ve güzergah seçimi, zemin ve temel etüdü" ibarelerinin iptali, yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin bulunan 17.10.2005 günlü, E:2005/3165 sayılı karara, davacı itiraz etmekte ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesine göre ancak idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. İtiraz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için Kanunun aradığı koşulların gerçekleşmemiş olduğu anlaşıldığından, itirazın reddine, 16.2.2006 günü oybirliği ile karar verildi.” Gerekçesiyle ret edilmiştir.

Odamız tarafından (4 Ekim 2005 tarih ve X/128 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile); 18 Ağustos 2005 Tarih ve 847 Sayılı Genelgesine konu “10 Ağustos 2005  tarih ve 815 sayılı “olur” ile yürürlüğe konulan “Zemin ve Temel Etüdü Raporu Genel Formatı” ile bu formata dayanak 28.06.1993 tarih ve 379 sayılı “Zemin ve Temel Etüdü Raporunun Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” genelgelerinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması talepli Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine açılan davada (4.10.2005) Danıştay savcısı Tülin ÖZGENÇ ’in “Uyuşmazlığa konu Zemin Etüdü Raporu Genel Formatında Kategori-1’de yer alan binalar için hazırlanacak “Gözlemsel Zemin Etüt Raporu”nun hazırlanması sırasında jeofizik uygulamalarına ve “Zemin ve Temel Etüdü Raporlarının Hazırlanmasına İlişkin Esaslar” da, zemin etüdünü yapacak olan ilgili mühendisler arasında jeofizik mühendislerine yer verilmemek suretiyle tesis edilen eksik düzenleme yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerektiği düşünülmüştür.”  görüşüne karşın; Danıştay 6. Dairesi 17/03/2006 gün ve 2005/6048 sayılı kararı ile Yürütmenin Durdurulması istemimizi ret etmiştir. Söz konusu karara karşı yasal bir haftalık süre dolmadan yani 10.04.2006 tarih ve Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğünün 31278 Genel Evrak numarası ile Danıştay Dava Daireleri Kurulu’na itirazda bulunulmuştur. İş bu itirazımız Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’nun 08.06.2006 gün ve 2006/328 sayılı YD. İtiraz Nolu kararı ile red edilmiştir. Ancak yeniden yeni belgelerle Danıştay'a 17/04/2008 tarih ve 53714 sayı ile   “yürütmenin durdurulması “ istemli başvuru yapılmıştır.

İller Bankası Genel Müdürlüğü’nün Etüt Plan ve Yol Dairesi Başkanlığı başlıklı “Etüt Talimatı ve Rapor Formatı” konulu 22.04.2004 tarih ve B.09.2.İBG.0.41.00.05-1/2 3908 1591 “Jeoteknik Etüt Raporları” konulu, 06/06/2005 tarih ve B.09.2.İBG.0.41.00.05-1/2 3908 sayılı işlemlerinin iptali ile yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi için (1 Kasım 2005 tarih ve X/135 sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden) Danıştay Başkanlığı’na 7.11.2005 tarihinde dava açılmıştır. Danıştay 6. Dairesince (Esas No: 2005/6750); 2577 sayılı Yasanın 27. maddesi uyarınca dosya incelenmiştir. Davacıdan (Odadan) dava konusu genelgelerin hangi tarihte ve nasıl öğrenildiğinin sorulmasına, ara kararının yerine getirilmesi için davacıya (30) gün süre verilmesine, Davanın durumu ve olayın özelliğine göre yürütmenin durdurulması isteminin davalı idarenin birinci savunması ve ara kararı cevabı alındıktan veya yasal savunma ve cevap verme süresi geçtikten sonra incelenmesine 09.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Kanunu’nun 27. maddesinde öngörülen koşulların bulunmaması nedeniyle yürütmenin durdurulması isteminin reddine 17.3.2006 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı Danıştay Dava Daireleri Kurulu’na yasal bir haftalık süre içerisinde itiraz dilekçesi sunulmuş bu talebimiz de reddedilmiştir. Danıştay 6. Dairesi’nin 17.03.2006 gün ve 2005/6750 sayılı Yürütmenin Durdurulması istemimizi ret eden karara karşı yaptığımız Danıştay Dava Daireleri Kurulu’nun 08.06.2006 gün ve 2006/239 sayılı YD.İtiraz Nolu  kararı ile red edilmiştir.

Şanlıurfa Belediye Encümenin 12.10.2005 tarih ve 803 sayılı kararının, (zemin etüt raporları için gerekli olan jeofizik verilerinin, jeofizik mühendislerince oluşturabileceği, Danıştay Altıncı Dairesinin 29.01.2002 tarih ve E:2000/5118, K:2002/669 sayılı  kararında zeminin fiziksel özelliklerini belirlemek amacıyla yapılacak çalışmaların jeofizik mühendislerince yapılmasının gerektiğine karar verildiği ileri sürülerek)  iptali ile yürütülmesinin durdurulmasına yönelik olarak (10 Kasım 2005 X/137 sayılı Yönetim Kurulu kararına istinaden)  Şanlıurfa İl Temsilcimiz Sayın Yusuf OLAĞAN tarafından Gaziantep Bölge İdare Mahkemesine  17.11.2005 tarihinde dava açılmıştır. Yürütmenin durdurulması talebi konusunda Karar veren Gaziantep 2. İdare Mahkemesi 23.03.2006 gün ve 2005/1617 sayılı aşağıda belirtilen karar gerekçesiyle “2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu’nun 4001 sayılı Kanun ile değişik 27. maddesinin 2. fıkrasında; “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir” hükmü yer almaktadır. Bakılan davada; anılan maddede öngörülen unsurlar gerçekleşmediğinden, yürütmenin durdurulması isteminin REDDİNE” karar verilmiştir. İlgili karara Genel Merkezimiz Hukuk Müşavirliğince hazırlanan dilekçe ile itiraz edilmiştir.
Şanlıurfa İdare Mahkemesi Esas No:2007/618 Karar No. 2007/1272 ile “Danıştay Altıncı Dairesinin 29.01.2002 tarih ve E:2000/5118, K:2002/669 sayılı kararı gereğince, zeminin fiziksel özelliklerini belirlemek amacıyla yapılacak zemin etüt çalışmalarının jeofizik mühendislerince tek başına yapabileceği açık olup, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.” ifadesi şeklinde karar vermiştir.

Aksaray İl Temsilcimiz Sayın Mustafa ALTINKAYNAK; hukuksal ve bilimsel gerçeklerin gereği olarak zemin etütlerinin jeofizik mühendislerince yapılması gerektiği hususunda defalarca Aksaray Belediye Başkanlığına ve Aksaray Valiliğine müracaatta bulunmuş ve bugüne kadar bu taleplerinden hiçbir netice alamadığından 14.11.2005 tarihli dilekçesi ile daha önceki müracaatlarını da hatırlatarak yargı yoluna gideceği ve suç duyurusunda bulunacağı ihtarı ile davalı idareden olumlu bir cevap almak ümidi ile son kez başvurmuştur. Bu  başvurusuna davalı idare 06.12.2005 tarih ve 1766 sayılı yazısı ile “…..Bu genelgeler kapsamında imar planı revizyona esas jeolojik/jeoteknik  etüt raporlarının jeoloji ve jeofizik mühendislerinin ortak çalışması ile hazırlanacağı sadece jeofizik parametrelere dayalı olarak hazırlanan zemin etüt raporlarının işleme alınması mümkün olmayacağı sonucuna varılmıştır.” şeklinde cevap vermiş ve talepleri görmezlikten gelerek ve yok sayarak zımnen reddetmiştir.Aksaray Belediye Başkanlığının 06.12.2005 tarih ve 1766 sayılı işleminin iptali ile, KONYA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI'NA (gönderilmek üzere AKSARAY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİ'NE)  20.01.2006 tarihinde dava açılmıştır.

Odamız Başkanlığınca, 2006 yılı Lisans Düzeyi ( A ) Kadrolar için “Kamu Personeli Seçme Sınavı/1” başvuru kitapçığının 28. sayfasında yer alan “Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı “ başlıklı, KPSSP13 kodlu atama yapılacak kadro unvanı “ İş Müfettiş Yardımcısı (Teknik) ” olan kadroya öğrenim koşulu olarak neredeyse tüm mühendislik dallarına yer verilirken, Jeofizik Mühendisliğine yer verilmemesi şeklindeki işlemin iptali ile yürütülmesinin durdurulması talebiyle açılan dava Danıştay 12. Dairesi’nin 2006/2717 sayılı numarasını almıştır. Yürütmenin durdurulması ile ilgili talebimizin reddine ilişkin Danıştay 12. Dairesi’nin 12/11/2006 tarih ve 2006/2717 sayılı kararına karşı Danıştay Dava Daireleri Kuruluna yasal süresi içerisinde 13.12.2006 tarih ve 127177 Evrak Numarası ile itiraz edilmiş ve dilekçemiz Danıştay Başkanlığı’na sunulmuştur.
İş bu itirazımız Danıştay İdari Dava Daireler Kurulu’nun 01.02.2007 gün ve 2006/1549 sayılı YD. İtiraz nolu kararı ile red edilmiştir.

M.E.B. Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü’nün “Yurt Dışına Yüksek Lisans Öğrenimi İçin Gönderilecek Adayları Seçme ve Yerleştirme Kılavuzu”nun “Başvuru Belgelerinin Değerlendirilmesi” başlıklı 2.4, ”Mülakat” başlıklı 3. ve “Yerleştirme” başlıklı 4. maddeleri ile Yurt Dışında Lisans Üstü Eğitim Yapmak İsteyen Öğrenciler İçin Kontenjanlar Tablo…Sayfa 25/31 de yer alan; TPAO tarafından yurt dışına Sismik (Stratigrafi) konusunda lisans üstü eğitim yapmak üzere gönderilecek öğrencinin Mezuniyet Alanının jeoloji mühendisliği olarak belirlenmesine jeofizik mühendisliğinin ilave edilmemesine ilişkin işlemin iptali ile yürütülmesinin durdurulması için 21.09.2006 tarihinde Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü’nün 94376 sayılı gelen evrak numarası ile Danıştay Başkanlığına dava açılmıştır. Danıştay 8. Dairesinin 27.12.2006 gün ve 2006/4823 sayılı yürütmenin durdurulması isteminin kısmen kabulüne ve kısmen reddine ilişkin kararına karşı yasal süresi içerisinde itiraz edilmiştir.
Bu itirazımız üzerine Danıştay Dava Daireleri Kurulu 14.06.2007 tarih ve 2007/130  YD. İtiraz nolu aşağıda gerekçesi belirtilen
“ Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca gereği görüşüldü:
Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü’nün “Yurt Dışına Yüksek Lisans Öğrenimi için Gönderilecek Adayları Seçme ve Yerleştirme Kılavuzu”nun “Başvuru Belgelerinin Değerlendirilmesi” başlıklı 2.4, “Mülakat” başlıklı 3. ve “Yerleştirme” başlıklı 4. maddeleri ile Yurt Dışında Lisansüstü Eğitim Yapmak İsteyen Öğrenciler için Kontenjanlar Tablo 1 Sayfa 25’te yer alan TPAO tarafından yurt dışına Sismik (Stratigrafi) konusunda lisansüstü eğitim yapmak üzere gönderilecek öğrencinin mezuniyet alanının jeoloji mühendisliği olarak belirlenmesine, jeofizik mühendisliğinin ilave edilmemesine ilişkin işlemin iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen ve Kılavuzun 2.4, 3 ve 4. maddelerinin yürütülmesinin durdurulması hakkında karar verilmesine yer olmadığına, sismik konusunda lisansüstü eğitim için gönderilecek öğrencinin mezuniyet alanının jeoloji mühendisliği olarak belirlenmesi işlemi yönünden yürütmesinin durdurulması isteminin reddine ilişkin bulunan 27.12.2006 günlü, E:2006/4823 sayılı karara, taraflar karşılıklı olarak itiraz etmektedirler.
............ Davacı tarafından yapılan itiraz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 18.01.2007 günlü kararıyla “ Yurt dışına lisansüstü öğrenim için gönderilecek adayların seçimine, yerleştirilmesine, öğrencilerin yurt dışında görecekleri öğrenime ilişkin usul ve esasların belirlenmesinde ve uygulanmasında Yüksek Öğretim Kurulu ile Milli Eğitim Bakanlığı’nın yetkilerini birlikte kullanmaları gerektiği” gerekçesiyle itirazın kabulüne ve Kılavuzun yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bu durumda, Daire kararının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmına yapılan davalı itirazının bu nedenle reddi gerekmektedir.
Davacı itirazına gelince; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun anılan kararı ile Kılavuzun yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi nedeniyle Kılavuzda yer alan mezuniyet alanıyla ilgili düzenlemenin de hukuki dayanağının kalmadığı kuşkusuzdur.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare itirazının belirtilen gerekçeyle reddine, Davacı Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanlığı’nın itirazının ise, kabulüne 14.06.2007 günü oy birliği ile karar verildi.”
Kararı ile yaptığımız itirazı kabul etmiştir.

Başkanlığımızca DSİ Genel Müdürlüğü Jeoteknik Hizmetler ve Yeraltısuları Daire Başkanlığı’nın 27.09.2006 tarih ve B 151 DSİ 014 08 00 318/3701 sayılı düzenleyici işlemi ile bu işlem eki 26.09.2006 tarih ve B 151 DSİ 014 08 00 318 /3656 sayılı işleminin iptali ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talebini içeren davamızda; Danıştay 10. Dairesi yürütmenin durdurulması konusunda Davalı İdarenin savunması ve işlem dosyasının mahkemeye gelmesinden sonra karar verileceği 27.12.2006 gün ve 2006/7094 sayılı ara kararı ile hüküm altına alınmıştır. 
DSİ Genel Müdürlüğü’nün jeofizik mühendislerinin, yeraltı suyu arama, kullanma, ıslah ve tadil belgesi alabilecek mühendisler kapsamın alınmamasına ilişkin 26.09.2006 tarih ve 318/3656 sayılı işlemin ve bu işlemin tüm Bölge Müdürlüklerine bildirilmesine ilişkin 27.09.2006 tarih ve 318/3701 sayılı yazılarının incelenip dava açma koşullarının varlığı konusunda Odamız Başkanlığınca tarafımdan hukuksal bilgi istenilmesi üzerine, iş bu davaların;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesine göre ancak idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunun; bu işlerle uğraşan Üyelerimiz tarafından açılması halinde “Yürütmenin durdurulması kararının” bu maddi ve hukuksal gerçekler nedeniyle daha çabuk alınabileceği tarafımca ifade edilerek; gerek Odamız Başkanlığını gerekse şahsımı arayan Üyelere bu yönde davranmaları tavsiye edilerek, bizden talep edilen iş bu dava dilekçe örnekleri hazırlanıp Üyelerimize gönderilmiştir.
Gerek 2577 sayılı Yasanın yürütmenin durdurulması koşullarını düzenleyen 27. maddesi, gerekse Danıştay’ın diğer Odalar gibi Odamız hükmü şahsiyeti tarafından açılan davalarda, telafisi imkansız zararların doğmuş olması koşulunu Üyelerimiz kadar yaşamaması; yani bu zararın Üyelerimiz gibi direkt muhatabı görmemesi nedeniyle diğer Odalara yaptığı gibi, bu davada da bizim Odamızın yürütme talebini reddetmiştir.
Biz ise bilhassa davalı DSİ Genel Müdürlüğü’nün sanki Jeoloji Mühendislerinin ve Odasının temsilcisi gibi düzenlediği davamıza karşı yanıt dilekçesinde tespit ettiğimiz tezatlıkları ve haksızlıkları temel yaparak iş bu red kararının kaldırılarak, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi istemiyle Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na itiraz ettik.
Bu itirazımız üzerine “2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesine göre ancak idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle” 28.06.2007 gün ve 2007/365 YD. İtiraz nolu kararı ile itirazımızın reddine karar verilmiştir;
Bu karara ise Dava Daireler Kurulu’nun 8 Üyesi “Jeofizik Mühendislerinin, yeraltısuyu arama, kullanma, ıslah ve tadil belgesi alabilecek mühendisler kapsamında olup olmadığı hususunu Yüksek Öğretim Kurumu’ndan sorularak, yapılacak araştırmanın sonucuna göre yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin Daire Kararına yapılan itirazın kabulü oyuyla karara karşıyız” “karşı oy” gerekçesiyle ile muhalefet etmiştir.
İş bu dava, dosyanın ikmalinden yani karşılıklı savunma yazılarının tamamlanmasından sonra, Esasa ilişkin olarak savcılık görüşü alınacak, daha sonra tetkik hakimi incelemesi sonucu Danıştay 10. Dairesi Esasa ilişkin kararını verecektir.

Kocaeli Şubemizin eski sayman üyesi Orhan KAYA hakkında Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesince zimmet suçu nedeniyle verilen mahkumiyet ve Odamız zararı 9.397.846.955 TL’nin sanığa ödettirilmesine (2000 yılından bu zamana kadar işleyen yasal faizi ile beraber); ilişkin önce 2005/395, daha sonra 2005/332 Esasını alan Yargıtay 5. Dairesinin 18.12.2006 tarih ve E: 2006/12395, K:2006/10296 sayılı ilamı ile usulden bozularak mahalline gönderilmiştir.
Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/38 Esasında kayıtlı davanın 30.03.2007 günlü duruşmasına bizzat katılmış olup; Odamız Kocaeli Şubesi eski sayman üyesi Orhan KAYA’nın Oda hesabındaki 9.397.846.955 TL’yi zimmetine geçirme suçundan dolayı sonuçta beş yıl iki ay onbeş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında verilen kararın gerekçesinin tarafımıza tebliğinden sonra mahkumiyete esas Oda hesabındaki 9.397.846.955-TL’lik zimmetin tahsili için icra takibi başlatılacaktır.

Başkanlığımızca “Sütçü İmam Üniversitesi Rektörlüğü’nün, Resmi Gazete’nin 05.02.2007 gün ve 26425 sayısında yayınlanan Sütçü İmam Üniversitesi Deprem Araştırma ve Risk Yönetimi Merkezi Yönetmeliği’nin jeofizik mühendisliğine yer vermeyen 10. maddesinin (a) fıkrasının iptali ile yürütülmesinin durdurulmasına” karar verilmesi talebini içerendava dilekçemiz Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne 02.04.2007 tarih ve 2007/16545 evrak numarası ile teslim edilmiş, istemimizin reddine ilişkinGaziantep 1. İdare Mahkemesinin 2007/261 sayılı kararına karşı yasal süresi içerisinde 15.08.2007 tarih ve 76104 nolu tahsilat makbuzu karşılığı Ankara Bölge İdare Mahkemesi eliyle Gaziantep İdare Mahkemesi’ne itiraz dilekçemiz gönderilmiştir.

Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan 31 Ocak 2000 tarih ve 2023 sayılı Genelgenin “İnşaat Ruhsatı İşlemleri “ başlığı altındaki hükmünün 4. paragrafında yer alan “... Zemin etütleri ile ilgili jeolojik etütler, yerinde ve/veya laboratuarda yapılacak zemin/kaya mekaniği deneylerini ve gerekli görülmesi halinde sondajları kapsayan araştırmalar jeoloji mühendislerince yapılacaktır. Temel kayanın bozuşmuş veya örtülü olduğu durumlarda, bozuşmuş kesim ve sağlam kayaya kadar olan derinlik, deprem riski, olası deprem anında zemine gelecek dinamik yüklere karşı zeminin davranışının ve zemin-temel yapı etkileşiminin belirlenmesinde esas teşkil eden sismik dalga hızı değerlerinin zemin hakim titreşim periyodunun, zemin büyütmesinin belirlendiği araştırmalar jeofizik mühendislerince yapılacak, zemini oluşturan birimlerin fiziksel ve mekanik özelliklerini belirten rapor, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin ortak çalışması ile hazırlanacaktır. “ şeklindeki düzenlemede, zemin etütleri ile ilgili jeolojik etütler konusunda, ehil olan jeofizik mühendislerine yapılan düzenlemede; yerinde ve/veya laboratuarda yapılacak zemin/kaya mekaniği deneylerini ve gerekli görülmesi halinde sondajları kapsayan araştırmalarda yer verilmemesi ve devamındaki cümlede (Temel kayanın bozuşmuş veya örtülü olduğu durumlarda, bozuşmuş kesim ve sağlam kayaya kadar olan derinlik) yetkilerinin sınırlandırılması işleminin iptali ile yürütülmesinin durdurulması istemidir istemi ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı aleyhine dava açılmış, dava dilekçemiz 15.05.2007 tarihinde 07/57418 evrak numarası ile Danıştay’a teslim edilmiştir.
Danıştay 6. Daire Başkanlığı Dava Dosyası No: 2007/3386.

Başkanlığımızca “Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30 Nisan 2007 tarih B.09.0.AİŞ..0.12.00.00./052-7117 sayılı “Yeni Yerleşme Ve Yerlerin Tespiti, Temini, Planlaması Ve Devir Temliki Genelgesi”nin “I-Yer Seçim Komisyonunun Belirlenmesi” başlıklı bölümün bu komisyonda yer alacak mühendisler içerisinde jeofizik mühendisliğine yer vermeyen 3. paragrafının iptali ile yürütülmesinin durdurulmasına” karar verilmesi talebini içeren dava dilekçemiz Danıştay Genel Yazı İşleri Müdürlüğü’ne 28.06.2007 evrak kayıt tarihi ve 77820  Genel Evrak numarası ile teslim edilmiştir.İş bu davamız Danıştay 6. Dairesinin 2007/4571 sayılı Esas numarasını almış olup; yürütme talebimiz konusunda davalı idarenin savunmasından sonra karar verileceği ara kararı ile hüküm altına alınmıştır.

13.07.2000 günlü, 24108 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 3030 sayılı Kanunun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 12. maddesiyle değiştirilen 3030 sayılı Kanun Kapsamı Dışında Kalan Belediyeler Tip İmar Yönetmeliğinin 57. maddesinin 2 ve 3/b bentlerinin Jeofizik Mühendislerine ilişkin bölümlerinin iptali istemiyle JFMO tarafından dava açılmış olup: Yapılan yargılama sonucunda Danıştay Altıncı Dairesinin 29.1.2002 tarih E:2000/5118 K:2002/669 sayılı Kararı ile dava konusu işlemin İPTALİNE karar verilmiş, söz konusu karar İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun 17.01.2003 tarih ve E: 2002/929, K:2003/15 sayılı kararı ile de onanarak kesinleşmiştir. Danıştay Altıncı Dairesinin 29.1.2002 tarih E:2000/5118 K:2002/669 sayılı Kararının, iptal kararlarının amaçlarına uygun bir şekilde uygulanarak, dava konusu işlem ile ona dayanılarak tesis edilen tüm idari işlemlerin ortadan kaldırılması istemli dilekçe ile 15.05.2007 tarihinde oda tarafından Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’na müracaat edilmiştir. Ancak iptal kararı halen uygulanmadığı gibi dilekçeye cevap da verilmemiştir.Danıştay 6. Dairesinin bahsi geçen kararının uygulanması Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’na aittir. Davalı Bayındırlık ve İskân Bakanı sıfatını taşımaktadır. Yargı kararının uygulanmaması nedeni ile Sayın Faruk Nafiz ÖZAK sorumludur. Yargı kararının uygulanmaması nedeni ile 20.000.-YTL manevi tazminat talebi ile 2. Asliye hukuk Mahkemesinde dava açılmıştır. Dava No: 2007/450

İller Bankası Genel Müdürlüğünce, İmar Planlama Dairesi Başkanlığı tarafından açık ihale usulü ile ihaleye çıkarılan Karabük (Merkez) Belediyesi İmar Planına esas Jeolojik / Jeoteknik etüt işi hizmet alımlarında uygulanacak; “Tip İdari Şartnamesi’nin 7.3.3 Maddesinde Asgari Yeterlik Kriteri olarak anahtar teknik personel 3 adet jeoloji mühendisi, Tip İdari Şartnamesi’nin 7.3.5 Maddesinde ise, Asgari Yeterlik Kriteri olarak; tüzel kişiliklerde (şirketlerde), şirket hisselerinden en az %51 hissenin “jeoloji mühendisi”ne ait olma şartı aranır.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmiştir. İller Bankası Genel Müdürlüğünce, İmar Planlama Daire Başkanlığı tarafından açık ihale usulü ile ihaleye çıkarılan ve 05.09.2007 tarihinde yapılan Karabük (Merkez) Belediyesi İmar Planına Esas Jeolojik / Jeoteknik etüt işi hizmet alım ihalesinin iptal edilmesi ve  yürütmenin durdurulması için Ankara İdare Mahkemesi Başkanlığı’na, 01.10.2007 tarihinde Odamız tarafından dava açılmıştır.

Kıyı Kenar Uygulanmasına Dair Yönetmelik kapsamında açıklanan Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün 02.08.2007 tarih ve B.09.0.AİŞ.0.12.00.07/052 sayılı Genelgesi’nde yer alan “Kıyı Kenar çizgisi ile kıyı çizgisi arasında kalan alanlara ait imar planına esas etüt raporları gözlemsel jeolojik etüt raporu şeklinde hazırlanabilecektir.” Şeklindeki düzenlemenin iptaline ve Genelge’nin I.paragrafındaki düzenlemenin “Kıyı Kanununun uygulanmasına dair Yönetmelik kapsamında açıklanan kıyı kenar çizgisi ile kıyı çizgisi arasında kalan alanlara ait imar planına esas etüt raporları jeolojik ve jeofizik etüt raporu şeklinde hazırlanabilecektir.” şeklinde değiştirilmesi ve yürütmenin durdurulması için Danıştay Başkanlığı’na, 02.10.2007 tarihinde Odamız tarafından dava açılmıştır. 

Afet İşleri Genel Müdürlüğü Jeolojik - Jeoteknik Etüt Onay Komisyonu'nun İmar Planına esas Jeolojik – Jeoteknik Etüt Raporunun altında Jeofizik Mühendisi imzası olmaksızın kabul edilmesine ilişkin 21.03.2007 günlü Afet İşleri Genel Müdürlüğü onayının iptali ile yürütülmesinin durdurulması için 11. Ankara İdare Mahkemesi Başkanlığı’na 17.10.2007 tarihinde Odamız tarafından dava açılmıştır. Dosya No: 2007/1330

M.E.B. tarafından “Yurt Dışına Yüksek Lisans Öğrenimi İçin Gönderilecek Adaylara Ait Kontenjan Listesi”nin 53. sırasında  yer alan  “Sismik Yorumlama”, akademik ve bilimsel olarak Jeofizik Bilimi ve Jeofizik Mühendisliği dallarına ait olmasına karşın; TPAO tarafından yurt dışına lisans üstü eğitim yapmak üzere gönderilecek öğrencinin “Bu Öğrenimin Hangi Bölüm İçinde Yapılacağı” kısmında “Jeoloji” ile “Hangi Daldan Mezun Olan Adayların Başvurabileceği” kısmında “Jeoloji Mühendisi” olarak belirlenmesine ilişkin  işlemin iptali ile yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi talebi 17.12.2007 gününde açılan dava; Danıştay 8. Dairesi’nin 2007/9647 Esas Numarasını almıştır.

Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği ile ilgili olarak; 03.06.2007 tarihli ve 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanununun 20 nci maddesine dayanılarak hazırlanan; 11 Aralık 2007 tarih ve 26727 Sayı ile Resmî Gazete’de yayımlanan Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin Tanımlar Madde 4-(z)’nin jeofizik mühendislerini içerecek şekilde,  Madde 8- (ç)’nin sondajlı çalışmalara jeofizik mühendislerinin de eklenmesi ve jeotermal jeolojisi çalışması yerine jeotermal kanununda belirtilen arama ve üretime yönelik faaliyetlerin tümünü kapsayan tırnak içerisinde belirtilen “Arama” kelimesinin konmasını, Madde 8-(3)’de faaliyetin niteliği dikkate alınarak; “jeoloji, jeofizik mühendisleri veya mühendislerince hazırlanır” şeklinde yeniden düzenlenmesi, Madde10-(1)’de ilgili mühendis kavramına açıklık getirilerek jeofizik mühendislerini içerecek şekilde yeniden düzenlenmesi, Madde 23-(1)’de ise; jeofizik araştırma (hidrojeofizik) eklenmesi şeklinde düzenlemelerin yapılmasına, özetle Madde 4-(z), Madde 8-(ç ), Madde (3), Madde 10-(1) ve Madde 23-(1)’de getirilen düzenlemenin iptali ile yürütmesinin durdurulması için 08.02.2008 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanlığı aleyhine dava açılması için Danıştay Başkanlığına müracaat edilmiştir. 

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’nın, Belediyelere gönderdiği; a) 06.12.2007 tarih ve 8260/500–5 sayılı zemin etüt raporları ve yapı ruhsatları hakkında yazısı ve b) 25.10.2007 tarih ve 7691/504–2 sayılı yapı ruhsatları hakkında yazılarında; “ilgili idare tarafından tek başına jeofiziksel araştırmalara dayalı olarak zemin etüt raporu hazırlanmasının veya bina için tasarım parametrelerinin hesaplanmasının istenmesi hem ulusal mevzuata, hem de ulusal ve uluslararası standartlara aykırıdır.” şeklindeki ifadesi, ayrıca  “Projeci ve jeoloji mühendisi tarafından yapı ve zemin özellikleri esas alınarak yapılan değerlendirmede sondaj verilerine dayanarak yapılacak jeolojik modelin denetlenmesine ihtiyaç duyulması halinde jeofizik yöntemlerin kullanıldığı araştırmaların ise jeofizik mühendislerince yapılması gereklidir. Bu anlamda jeofizik mühendislerinin zemin etütlerindeki yetki ve sorumlulukları ihtiyaç duyulması halinde ve sadece jeofiziksel çalışmalarla sınırlıdır.’’ şeklindeki ifadelere yer verilmiştir.
Jeofizik mühendisliği uygulamalarına yönelik olarak Zemin ve Temel etütlerini düzenleyen Bayındırlık ve İskân Bakanlığınca yayımlanan Kanun, Genelge, Yönetmelik, Danıştay Mahkeme Kararları, YÖK Kararları ve TSE Standartlarında yer almayan belgesiz ifadeler kullanılarak jeofizik mühendisliği uygulama ve haklarının yanlış yorumlanarak çeşitli iddialarda bulunması ve meslek haklarımızı sürekli olarak bu ifadelerle zedelemesi nedeni ile Jeoloji Mühendisleri Odası’nın Belediyelere gönderdiği yazılar haksız eylem niteliğinde olduğundan, söz konusu eylemler manevi haklarımızı haleldar ettiğinden, zararımızın giderilmesi amacı ile 20.000.-YTL manevi tazminat istemi ile JMO’ya karşı dava metni hazırlanarak, 24.03.2008 tarihinde Ankara 5.Asliye Hukuk Mahkemesi’nde, Esas No: 2008/478 sayı ile dava açılmıştır.

Hukuksal alandaki faaliyetlerimiz yukarıda açıklandığı gibi yoğunluk kazanmıştır. Odamızın; kurulduğu tarih olan 1986 yılından bu yana, büyük emek, katkı ve bilgi birikimleri ile bugünlere geldiği malumunuzdur. Hepimizin ortak çabası, mesleğimizin daha da iyi yerlere gelmesi içindir. Her geçen gün mesleğimize karşı bilimde ve toplumdaki konumunu zayıflatıcı davranış içindeki kişi ve kuruluşlara karşı örgütümüzle tek vücut olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.
17.04.2008

JFMO XI  Dönem Yönetim Kurulu