ANA SAYFAAna Sayfa  BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri
   ABOUT USAbout Us    FACEBOOK TWITTER YOUTUBE

26 EYLÜL 2021 , PAZAR

BAĞLANTILARBağlantılar SİTE HARİTASISite Haritası SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama

TMMOB

Adana  Antalya  Eskişehir  İstanbul  İzmir  Kocaeli  Samsun Trabzon 

 

      Tescilli Şirketler

»Tescilli Şirket Listesi

»Asgari Birim Fiyat Listesi


   ŞUBE GİRİŞ SAYFASIŞube Giriş Sayfası

      Şube İçeriği

»Şube Tarihçesi

»Şube Yönetim Kurulu

»Temsilciler

»Haberler

»Duyurular

»Basın Açıklamaları

»Görsel Basında Odamız

»Yazılı Basında Odamız

 

      Şube Kapsamındaki İller

· ADANA
· HATAY
· MERSİN
· OSMANİYE

 

 

      Jeofizik Tanıtım Videosu

GÜNAYDIN GAZETESİ: ``KORKUTAN SUSKUNLUK``

    Yayına Giriş Tarihi: 25.02.2011  Güncellenme Zamanı: 30.06.2011 13:50:27  Yayınlayan Birim: ADANA ŞUBE  
 

JFMO Adana Şube Başkanı Melih Baki Çukurova Bölgesi’nde depremin “Geliyorum” dediğini söyledi

ADANA (GÜNAYDIN)- Geçtiğimiz haftalarda Çukurova‘da yaşanan deprem fırtınasının bölgenin kritik bir sürece girdiğinin göstergesi olduğunu dile getiren Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki, 80 yıldır sakin olan Ecemiş fayının da hareketlendiğini ve Adana‘da da inanılmaz sarsıntılar olduğunu belirterek, "Deprem ben geliyorum diyor" dedi. Hatay Güzelburç‘taki sismik aktivitenin suskunluğunun korkutucu olduğunu dile getiren Baki, yaklaşık 25 santimetrelik bir gerilim olduğunu, 1-2 katlı binalardaki deformasyon nedeniyle birçok binanın boşaltıldığını söyledi. Hatay‘da aktivite olmadığı için yeraltının izlenemediğini belirten Baki, tüm dikkatlerin İstanbul‘a yöneldiğini anımsatarak, "İstanbul‘a dikkat çekerken başka yerde gafil avlanırsak sonuç çok kötü olur"  diye  açıklama yaptı. 

BÖLGE KRİTİK BİR SÜRECE GİRDİ

Gazetemizin sorularını yanıtlayan JFMO Adana Şube Başkanı Melih Baki, geçtiğimiz haftalarda Mersin, Adana ve Osmaniye‘yi kapsayan alanda meydana gelen deprem fırtınasının bölgenin çok kritik bir sürece girdiğinin göstergesi olduğunu dile getirdi. Deprem fırtınasında 2 şiddetinden büyük deprem sayısının 300‘ü bulduğunu anlatan Baki, bu hareketlilikte çok çarpıcı noktaların bulunduğunu ifade etti. Bölgenin deprem fotoğrafına bakıldığında Ecemiş Fayı‘nın yaklaşık 80 yıldır suskun olduğunu, çok nadir deprem ürettiğini belirten Baki, deprem fırtınasında bu fayla birlikte Güzeloluk, Erdemli ve Erdemli‘ye bağlı yerlerde de aktivitenin yaşandığını vurguladı. Bu hareketliliğin tehlikenin sinyalleri olduğunu dile getiren Baki, Adana‘da da "inanılmaz" olarak nitelendirdiği bir hareketliliğin olduğuna dikkati çekti.

HATAY‘DAKİ SUSKUNLUK KORKUTUCU

Tarsus, Aladağ, Payas, İskenderun Körfezi, Osmaniye, Düziçi, Maraş‘taki yoğun hareketliliğin geçmiştekilerden kat kat fazla olduğunun altını çizen Melih Baki, Kozan Tepecikören‘de de yine büyük bir hareketlilik olduğunu ancak, Hatay‘a gelindiği zaman birden bire bir suskunluğun var olduğunu kaydetti. Özellikle Hatay Güzelburç‘ta 1-2 katlı binalarda meydana gelen deformasyonun ve sismik suskunluğunun korkutucu olduğunu ifade eden Baki, "Yeraltında hareket olan yerden görüntü alabiliyorsunuz, hareket olan yeri görebiliyorsunuz. Ne yapacağını izliyorsunuz ama hareket olmayan yerin ne yapacağı hiç belli olmaz. Güzelburç‘taki 1-2 katlı evlere gidip gördüğünüzde diyecek bir şey kalmıyor. Bitmiştir yani. O kadar kötü"  diye bilgi aktardı.

HER FAYIN BİR HAYATI VAR

Hiçbir depremin habersiz gelmeyeceğini aktaran Melih Baki, her fayın insanlar gibi bir hayatı olduğunu ve her birinin günlük ürettiği bir hareket ortalaması olduğunu belirterek, bu ortalamanın birden yükselmesinin depremin geleceğinin göstergesi olduğunu vurguladı.

SUSKUNLUK DEPREM HABERCİSİ

Depremin habercisi olan bir diğer durumun ise suskunluk olduğunu anlatan Baki, Hatay‘daki durumunda buna uyduğuna değindi. Melih Baki, "Normal harekette olan bir fayın birdenbire susması tehlikeli bir durumdur. Yırtılma ve kırılma devam eder ve daha dirençli bir kütleye dayandığı zaman onu kıracak gücü enerjiyi biriktirinceye kadar bekler. O bekleme anında sıkışma, zemin deformasyonu olur. Hatay‘daki durum da budur. Şöyle düşünebiliriz. Çocuğunuz, kardeşiniz sabahları uyandığında günlük yaşantısı aşağı yukarı bellidir. Örneğin kahvaltısını yapacak, işine gidecek ama o gün hiç yatağından kalkmadı. Hiç konuşmuyor, yemek yemiyor. İşte o zaman ortada bir problem vardır. Hatay da böyle" diyerek uyarılarda bulundu.

MERKEZE UZAKLIK VE DERİNLİK

HASARDA TEMEL ROLÜ OYNAYACAK

Depremin yerleşim merkezine uzaklığı ve derinliğinin ortaya çıkacak hasarda temel rol oynadığını dile getiren Baki,  Hatay‘da beklenen depremin yaratacağı olası hasarla ilgilide"Depremin merkezi yerleşim alanının merkezi içinde olursa bunu hiç düşünmek istemiyoruz. Deprem odak merkezinin derinliği yüzeye yakınsa onu da hiç düşünmek istemiyoruz. O felaket olur ama dilemekle de olmuyor. Bu yeraltındaki hareketi izlemekle olur" diyerek bilgi verdi.

BU BÖLGE GÖZARDI EDİLİYORMUŞ GİBİ

Marmara Depreminin ardından tüm dikkatlerin İstanbul‘a çevrildiğini anımsatan Melih Baki, sanayi ve üretim merkezlerinin en önemlilerinin İstanbul‘da olması ve nüfus yoğunluğu açısından bir büyük bir önem taşıdığına  vurgu yaptı. Baki, Çukurova Bölgesi‘nin de en az İstanbul kadar önemli olduğunun altını çizdi. Baki, "İstanbul‘a dikkat çekerken başka bir yerde gafil avlanırsak sonuçları çok kötü olur. Bu bölge sanki göz ardı ediliyormuş gibi bir sıkıntı var. Oysa geçmişi incelediğimizde yıkım ve can kaybı açısından en büyük depremlerin bu bölgede yaşandığını görürüz" diyerek uyarıda bulundu.

DEPREMİ ÖNCEDEN BİLDİRECEĞİZ

Adana‘da yaşanabilecek şiddetli bir depremi deprem öncesinde fayın durumuna göre açıklayacaklarını belirten Baki, "Depremin oluştuğu fayın durumuna göre 15 dakika önce de olabilir, yarım saat önce de,  2 saat önce de olabilir. Daha önce size nasıl cep telefonundan depremleri bildiriyorsak bunu da indireceğiz" diye konuştu.

İNSANLARI DEPREM DEĞİL İNSANLAR ÖLDÜRÜYOR

Deprem olgusunun Türkiye‘de ve dünya üzerinde çözüldüğünü savunan Baki, Türkiye‘de sorgulanması gerekenin tarih önünde çok büyük sorumlulukları olan atanmış ve seçilmiş yöneticiler olduğunu belirtti. İnsanları depremin öldürmediğini ifade eden Melih Baki, depremde öldürenin yine insanların kurduğu tuzaklar, yaptığı binalar, yerleşim için seçtiği yerler olduğunu bildirdi.

GENELGE VE YÖNETMELİKLERİ UYGULAMAYAN

YÖNETİCİLER KAYIPTAN SORUMLUDUR

Seçilmiş ve atanmış yöneticilerin görevlerini yapmadığını savunan Baki, "İnsan hayatından daha kutsal, daha öncelikli bir şey var mı? Yok. O zaman Başbakanlığın, Bakanlığın çıkarmış olduğu genelgeler, Anakentin çıkardığı yönetmelik niye uygulanmıyor. Bunun sorgulanması lazım. Yarın bir deprem olduğunda bu genelge ve yönetmelikleri uygulamayan belediye başkanları kesinlikle sorumlu olacaklardır, sorumlu olmak zorundadır. Ve gereği yapılacaktır. Bir ölüm ve yıkım anında sorumlu olduklarını bilmek zorundalar. Bir yetkilinin bir yöneticinin en büyük kutsal görevi insanların hayatını güvence altına almaktır" şeklinde konuştu.

 

15 Şubat 2011 Salı 08:49 - Günaydın Adana Gazetesi

http://www.gunaydingazetesi.com.tr/guncel/korkutan-suskunluk.htm

Bağlantılar: 
http://www.gunaydingazetesi.com.tr/guncel/korkutan-suskunluk.htm
 

Okunma Sayısı: 891

Adana Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

 

COPYRIGHT © 2021 TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
MİLLİ MÜDAFAA CADDESİ NO: 10/7 06650 KIZILAY / ANKARA
TELEFON: (+90) 312 418 82 69   FAKS: (+90) 312 418 83 64
e-POSTA:

 

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.