ANA SAYFAAna Sayfa  BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri
   ABOUT USAbout Us    FACEBOOK TWITTER YOUTUBE

25 EYLÜL 2021 , CUMARTESİ

BAĞLANTILARBağlantılar SİTE HARİTASISite Haritası SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama

TMMOB

Adana  Antalya  Eskişehir  İstanbul  İzmir  Kocaeli  Samsun Trabzon 

 

      Tescilli Şirketler

»Tescilli Şirket Listesi

»Asgari Birim Fiyat Listesi


   ŞUBE GİRİŞ SAYFASIŞube Giriş Sayfası

      Şube İçeriği

»Şube Tarihçesi

»Şube Yönetim Kurulu

»Temsilciler

»Haberler

»Duyurular

»Basın Açıklamaları

»Görsel Basında Odamız

»Yazılı Basında Odamız

 

      Şube Kapsamındaki İller

· ADANA
· HATAY
· MERSİN
· OSMANİYE

 

 

      Jeofizik Tanıtım Videosu

EKSPRES GAZETESİ: ``ADANA FELAKETİN EŞİĞİNDE``

    Yayına Giriş Tarihi: 19.01.2012  Güncellenme Zamanı: 16.02.2012 17:32:05  Yayınlayan Birim: ADANA ŞUBE  
 

Ekspres Gazetesi`nden Yasemin GÜÇ`ün, Şube Başkanımız Sn. Melih BAKİ ile yaptığı ``Deprem, Çarpık Yapılaşma, Dere Yatakları ve Çatalan Barajı`` ile ilgili röportajı yayımlanmıştır.

 Adana Felaketin Eşiğinde

Jeofizik Mühendisleri Odası Başkanı Bakı, yeraltı sularının yüksekliğinin 14 metreyi geçtiğini söyledi. Baki, zemin sıvılaşmasının olası depremde yıkım gücünü fazlasıyla artıracağına dikkat çekti.

Jeofizik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Melih Baki, dere yatakları üzerinde yapılaşmaya izin verilmesinin katliamlara davetiye çıkardığını söyledi.

Türkiye‘nin önde gelen deprem uzmanlarından biri olan Baki, arkadaşımız Yasemin Güç‘ün sorularını yanıtladı. Baki yerel yönetimlerin dere yatakları üzerinde yapılaşmaya izin vermemesi gerektiğini belirterek, "Bu yataklar, toprağın boşaltım sistemidir. Deprem anında dere yataklarına yapılan binalar bir de çürükse, yıkımlar kaçınılmazdır. Ayrıca deprem envanteri çıkarmamak insanlık suçudur. Devletin görevi vatandaşlarının güvenli konutlarda oturmasını sağlamaktır" dedi.

YER ALTI SUYU 14 METREYE ÇIKTI

Çatalan Barajı‘nın yapımı öncesinde yeraltı sularının derinliğinin 7 ila 11 metre arasında olduğunu anımsatan Baki, " Çok katlı binalar buna göre yapılmıştı. Çatalan öncesi kullanma ve içme amaçlı olarak yeraltından günde 3 milyon metreküp su çekiliyordu. Çatalan sonrası  bu sulara dokunulmadı, biriken su yüksekliği 14 metreye çıktı. Bir deprem anında zeminin erimesi sonucunda felaketler olabilir. Alüvyonlu alanlarda deprem, yıkım gücünü çok arttırır. Bu nedenle felaketin eşiğindeyiz" diye konuştu.

Yasemin GÜÇ

ADANA-O, mesleğini bilimin ışığında sürdürdü. Bilimsellikten uzak yöntemlere her zaman karşı çıktı. Ne zaman doğruları söylese, halkı paniğe sevk etmekle suçlandı, hakkında davalar açıldı.

Her yele rağmen bilimsel gerçeklere dayanarak bildiği doğruları söylemeye devam etti.

Jeofizikçilerin öneri ve uyarılarını dikkate almayan yerel yönetimlerle de karşı karşıya gelen Baki, ile görüştük.

Bilimin belirlediği doğruların ışığında kentin geliştirilmesinden ve güvenli olmasından yana olan Jeofizik Mühendisi Melih Baki, sonradan olma Adanalılardan değil. Bu memleketin yerlisidir. İki Adanalı olarak kentimizle ilgili sorunları masaya yatırdık.

Y.G.-Adana‘nın yer altı suları bilhassa merkez Seyhan ilçesinde çok fazladır. Bu, mevcut yapılmış ya da yapılacak binaları olumsuz etkiler mi?

M.B.-Adana‘yı iki tarihsel bölümde incelemeliyiz. Çatalan öncesi Adana ve Çatalan sonrası Adana olarak.

Çatalan öncesinde yeraltı sularımızın derinliği 7 ile 11 metre arasındaydı. Çok katlı binalar buna göre yapılmıştı. Çatalan öncesi yeraltı sularımızdan kullanma ve içme amaçlı olarak günde 3 milyon metreküp su çekiliyordu. Çatalan‘dan sonra bu sulara dokunulmadı ve birikme yapmaya başladı.Regülatör köprünün yapılması ve su kuyularının kapatılmasıyla yer altı su seviyesi çok yükseldi.

Suyun yüksekliği 14 metreye kadar çıktı. Ters beslenme oldu. Bundan dolayı Çatalan  projesinden sonra çok katlı, bodrumlu yapıların altını su doldurmaya başladı.

Bu binaların zemini artık zemin değil. Tüm fiziksel özellikleri de değişmiştir. Bir deprem anında sıvılaşma dediğimiz zeminin erimesi sonucunda vahim felaketler olabilir.

Deprem dalgası yeraltı sularının yüksek olduğu alanlarda ve alüvyonlu alanlarda yıkım gücünü çok arttırır. Bu nedenle Adana risk altındadır. Olası bir yıkıcı depremde felaketin eşiğindedir.

Y.G.-Bu tür binaların yıkılması için depreme de gerek yok. Su en yıkıcı ve aşındırıcı bir oluşumdur. Zamanla bu binaları altları aşınıp kendi kendine de çökebilir. Adana‘da merkezdeki hangi binalarda bu sorun var?

M.B.- Bu konumda olup da sorun olmayın yok ki?

Y.G.-Regülatör köprü için ne düşünüyorsunuz?

M.B.-Dünya mühendislik tarihinde böyle bir hata olamaz yoktur.

Y.G.-Bu riskler ve tehlikeler konusunda halkı korumak için belediyeleri uyarıyormusunuz?

M.B.-Devamlı uyarıyoruz.  Hatta bu konularla ilgili basına demeçler veriyoruz. 

Y.G.-Bayındırlık ve İskan Bakanlığı bu konuda neler yapıyor?

M.B.-Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Planlı alanlar tip imar yönetmenliğini oluşturdu. 19 Ağustos 2008‘de 3030 sayılı kararnameyle yayımlandı. Ama maalesef bakanlığın bu genelgelerine birçok belediye uymuyor.

Y.G.-Mesela Adana da hangi belediyeler buna uymuyor?

M.B.-Seyhan ve Çukurova Belediyeleri bakanlığın sistemini aynen uyguluyor. Kurallara uyuyorlar. Yüreğir ve Sarıçam Belediyeleri bakanlığımızın Anakent yönetmeliklerini uygulamıyorlar.

Y.G-Belediyeler Bakanlığımızın genelgelerini neden uygulamıyor? Yasalara göre bu suç değil mi? Neden devreye girip belediyelere İmar ve İskan Bakanlığımızın yasalarını uygulayın demiyor? Demesi gerekmez mi? Ayrıca Yapı denetim şirketleri bu konuda ne yapıyor?

M.B.-İşin vahimi Yapı denetim şirketlerinde Jeofizik mühendisi istihdam edilmiyor.  

Y.G.-Türkiye ve bilhassa Adana‘mız kırmızı renk dediğimiz 1.derecede deprem bölgesi. Bu konuda ne gibi önlemler alınıyor ?

M.B.-İnsan hayatı ve kamu yararından daha kutsal bir şey yoktur. Belediye başkanlarının bir çoğu neden buna bağlı değiller ama gerekli önlemler alınmıyor. Hiçbir deprem insanı öldürmez. İnsanı insanın duyarsızlığı öldürür. Depremlerin kente yakınlığı enerji boşalım yönü binanın kalitesi yıkımlarda belirleyicidir.

Zemini uygun yapılmayan her bina risk altındadır.

Y.G.-5.7 lik bir depremi Adana yaşadı.

M.B.-Deprem geçirmiş bir kentte bina envanteri çıkarılmadı. Bu Türkiye çapında da yapılmadı. Aslında bu insanlık suçudur. Bir devletin görevi vatandaşlarını sağlam, yaşanabilir güvenli konutlarda oturmasını sağlamaktır.

Y.G.-Kentsel dönüşümü halk merak ediyor. Nasıl olduğunu neleri kapsadığını anlatır mısınız?

M.B.-Kentsel dönüşüm 2.Dünya savaşından sonra dünya gündeminde uygulanmaya başlanmıştır. Bun da amaç, ticari alanda canlı modern planlı bir kent yaratma projeleridir. Uygulamalarda öncelikli alanlar gecekondu yerlerdir. Yine bunlar içinde de daha öncelikli olarak sel ve heyelan tehdidinde olanlardan uygulamaya başlanır.Sel tehdidinin olmadığı yerlerde dikey yüksek yapılaşmaya gidilebilir.

Tabii böyle bir kentleşme modelinde öncelikle altyapının bilimsel incelemeler sonucunda verilecek bilimsel raporlara göre oluşturulması da önemlidir. Bunlar yapılırken yeşil alanın yok olmamasına, SİT alanlarının da korunmasına dikkat edilir.

Y.G.-Adana‘daki kentsel dönüşüm projesinde size danıştılar mı?

M.B.-Hayır. Kendilerine göre yaptılar. Bizim odamıza başvurup bir fizibilite çalışması ve araştırma yapmamız istenmedi. Bu yeni yapılan imar planlarındaki mahallelerde mutlaka dereler vardır. Adana Büyükşehir Belediyesi‘nin  imar planlarında dere yatakları ve heyelanlı bölgelerin halk güvenliği açısından mutlaka açıklanması lazım. 

Y.G.-Oturduğum binanın karşısındaki dereyi doldurup binalar yaptılar. Üstelik bu örnekler çok.

M.B.-Adananın en vahim durumu dere yataklarında inşaatlara pervasızca izin verilmesidir.

Bizim belediyecilik anlayışımız bu. Halbuki buralar toprağın boşaltım sistemidir. Deprem anında dere yataklarına yapılan binalar bir de çürükse, vay halimize. Türkiye de her olan depremde neden bu kadar çok insan ölüyor? Hepsi belediyelerin yanlış yerlere ve yanlış inşaatlara ruhsat vermesi yüzünden. İmar planlarında heyelanlı bölgelerin mutlaka açıklanması lazım.

Y.G.-Kentlerin jeofizik araştırmaları sonunda oluşturulmaları gerekmez mi?

M.B.-Türkiye hariç dünyanın hiçbir kentinde yeraltı jeofizik haritaları çıkarılmadan kent kurulmaz. İlginçtir ki. Türkiye de yeraltı yapı haritaları yok (mikro bölgeleme) Yeraltı suları ve fay hatları konusu bilinçli değil.

Y.G.-Eklemek istedikleriniz

M.B.-Bizler demokrasiyi savunamadık. Ne olduğunu anlatamadık.

Demokrasi, direnme kültürüdür.Demokrasi  biat kültürü değil. Demokrasi bireyin yanlışlara ve olumsuzluğa direnmesidir. Tarih boyunca medeniyetler böyle ayakta kalmıştır.

Biat kültürüyle ne bir şey yapabilir ne kalıcı eser bırakabilirsiniz. Çünkü bu kültürde beyniniz tutsaktır.

JEOFİZİK NEDİR?

Yerkürenin, atmosferin, gezegenlerin, uyduların, güneşin fiziksel ve yapısal özelliklerini fizik ve matematik yöntemleri kullanarak inceleyen bilim dalına Jeofizik denir.

Jeofiziğin uygulama alanları ise deprem araştırmaları ve levha tektoniği.

Sismik yöntemlerle karada ve denizde jeolojik yapıların araştırılması, jeolojik zamanlardaki yer manyetik alanının belirlenmesi, yeraltı kaynaklarının araştırılması (madenler-yeraltı suları), arkeolojik araştırmalar, termal alan araştırması, atmosfer ve uzay araştırmaları.

Bağlantılar: 
http://www.ekspresgazete.com/?/haber/oku/35209
 

Okunma Sayısı: 1171

Adana Şube Kaynaklı Haberler »
Tüm Haberler »

 

COPYRIGHT © 2021 TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
MİLLİ MÜDAFAA CADDESİ NO: 10/7 06650 KIZILAY / ANKARA
TELEFON: (+90) 312 418 82 69   FAKS: (+90) 312 418 83 64
e-POSTA:

 

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.