ANA SAYFAAna Sayfa  BİZE ULAŞINİletişim Bilgileri
   ABOUT USAbout Us    FACEBOOK TWITTER YOUTUBE

04 ARALIK 2022 , PAZAR

BAĞLANTILARBağlantılar SİTE HARİTASISite Haritası SİTE İÇİ ARAMASite İçi Arama

TMMOB

Adana  Antalya  Eskişehir  İstanbul  İzmir  Kocaeli  Samsun Trabzon 

 

      Tescilli Şirketler

»Tescilli Şirket Listesi

»Asgari Birim Fiyat Listesi


   ŞUBE GİRİŞ SAYFASIŞube Giriş Sayfası

      Şube İçeriği

»Şube Tarihçesi

»Şube Yönetim Kurulu

»Temsilciler

»Haberler

»Duyurular

»Basın Açıklamaları

»Görsel Basında Odamız

»Yazılı Basında Odamız

 

      Şube Kapsamındaki İller

· AYDIN
· BALIKESİR
· ÇANAKKALE
· DENİZLİ
· İZMİR
· MANİSA
· MUĞLA
· UŞAK

 

 

      Jeofizik Tanıtım Videosu

30 EKİM 2020 SİSAM DEPREMİ 2. YIL DÖNÜMÜ BASIN AÇIKLAMASI

    Yayına Giriş Tarihi: 01.11.2022  Güncellenme Zamanı: 08.11.2022 13:43:48  Yayınlayan Birim: İZMİR ŞUBE  
 

30 Ekim 2020 Sisam Depremi 2. Yıldönümü Basın Açıklaması

İki yıl önce 30 Ekim 2020 tarihinde Sisam Adası`nda meydana gelen depremle İzmir, tarihinde yaşanabilecek en büyük felaketlerden birini yaşanmıştır. Bir kez daha deprem gerçeğini yıkıcı sonuçlara yol açan deprem ve ardından hayatını kaybeden vatandaşlarımız aracılığı ile yeniden görmüş olduk. Ülkemiz aktif deprem kuşağında yer almaktadır. Bu gerçekliğe ve geçmişte yaşanan büyük can ve mal kayıplarına rağmen gerekli tedbirlerin halen alınmamış olması tekrar tekrar aynı acı ve üzüntüleri yaşamamıza neden olmaktadır. Deprem bir doğa olayı olup geçmişte olduğu gibi gelecekte de meydana geleceği ve önlemeyeceği bilinmekle birlikte bu acıların bir daha yaşanmaması ve depremlerin doğal afete dönüşmemesi için bilimsel önlemler ve bilinçli eğitim ile zararın en aza indirilebileceğini unutmamalıyız.
Deprem zararlarını en aza indirmek için, mühendislik biliminin gerekleri dikkate alınmalı, zemin ve temel etüt raporları bilimsel ilke ve uluslararası güncel standartlara uygun yapılmalıdır. Uygun yerleşim alanlarının belirlenmesi ve bina zemin ilişkisinin tespit edilerek buna uygun olarak imalatların yapılması, mevcut yapı stokunun depreme güvenli hale gelmesi, depreme karşı dayanıklılık kontrolünün yapılarak, yapının durumuna göre güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılması, riskli alanların imara açılmaması önem arz etmektedir.
Kaçak yapılaşma, plansız kentleşme, yer seçiminde alınan yanlış kararlar, mühendislik hizmetlerine yeterince önem verilmeden, zemin özellikleri dikkate alınmadan yapılan konutlar, sanayi tesisleri ve ulaşım alt yapıları, deprem sonrası oluşacak can ve mal kaybının artmasına ve büyük acıların yaşanmasına neden olmaktadır.
Depremlere karşı hazırlıklı olma ve deprem zararlarını en aza indirme politikaları merkezi ve yerel yönetimlerin önceliği olmalıdır. Ülkeyi ve toplumu depreme karşı hazırlıklı hale getirmek ve halkın deprem güvenli binalarda yaşamasını sağlamak devleti yönetenlerin sorumluluğundadır. Ülkemizde denetleme mekanizmasının olmaması yapılan zemin etüt raporlarının bilim ışığında bir denetimden geçememesine neden olmaktadır. Maalesef Ülkemizde, Jeofizik Mühendisleri yeterince istihdam edilmemekte, Büyükşehir Belediyelerinin bile birçoğunda istihdam edilen Jeofizik Mühendisleri bir elin parmağının sayısını geçmemektedir. İmar yetkisinin, dolayısıyla bina-zemin ilişkisinin en net ortaya konulduğu çalışmalardan ve yapı ruhsatı bileşenlerinden birisi olan zemin etüt raporlarında, doğrudan yetkisi altında olan ilçe belediyelerinin birçoğunda jeofizik mühendisi bulunmamaktadır. Hazırlanan zemin etüt raporları için yerinde yapılan ve/veya planlanan arazi çalışmalarının yeterli olup olmadığı üretilen verilerin hangi kalitede üretildiği tespit edilmeden doğru kabul edilmekte bu da deprem ve sonrasında yaşanılan olumsuz durumlara yol açmaktadır.
Yasa ve Yönetmeliklerde yapılan değişikliklerle, Meslek Odalarının; üyelerini denetlemesi, mesleki faaliyetlerini kayıt altına alması engellenmiş, üyeleri ile ilişkileri zayıflatılmıştır. Denetimsizlik nedeniyle haksız bir rekabet meydana geldiği için Mühendislik hizmetlerinde kalite düşmüştür.
Jeofizik-Jeolojik zemin etüt raporlarının güncel uluslararası standartlara uygun yapılmasının sağlanması, raporların kontrolü ve yerinde denetimi için, merkezi ve yerel idarelerde Jeofizik Mühendisi istihdamı zorunlu olmalıdır. Son depremde de görüldüğü üzere; yapılar inşa edilmeden önce hazırlanan yapı-zemin ilişkisinin ortaya konulduğu çalışmaların ve denetimlerinin ne kadar önemli olduğu görülmüştür. Ancak İzmir`de ilçe belediyelerin çoğunda Jeofizik Mühendisi istihdamı olmadığından dolayı denetimsiz geçen zemin etüt raporuna göre tasarlanan binanın, ileride meydana gelecek bir depremde zarar görmemesi mümkün değildir. İleride daha üzücü deneyimler yaşanmaması için en kısa zamanda başta İzmir olmak üzere tüm Türkiyede bu eksikliğin giderilmesi gerekmektedir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı`nın zemin etüt raporlarındaki her kısmın ilgili mühendislerce incelenmesi ve denetlenmesi gerektiği doğrultusunda çok açık görüşü bulunmasına rağmen uygulamada bu durum gerçekleşmemektedir. Etkin ve yetkin kontrol mekanizmasının oluşturulmaması durumunda, deprem ve heyelan gibi doğa olayları afete dönüşecek ve can kayıpları kaçınılmaz olacaktır.
Bilimsel temellere dayalı jeofizik ve jeolojik verilerle üretilen doğru zemin etüdü, doğru projelendirme, doğru inşaat imalatı ve bunun kamusal denetimi ile gerçekleştirilecek yapılarda yaşanılması muhtemel depremden korkmamalı ve depremden korunmanın en önemli unsurları olacaktır. Deprem zararlarının en aza indirilmesinde, Riskli binaların taranıp tespit edilmesinde radar, özdirenç tomografi ve mikrotremör gibi jeofizik yöntemlerin kullanıldığı, yapıya hasar vermeden hasarsız yapı incelemeleri yapılmalı ve yapı stoğu hakkında güncel bilgiler sağlanmalıdır.
Doğa olayı olan depremlerin geçmişte olduğu gibi gelecekte de olacağını unutmamalıyız. Ülkece daha önce yaşadığımız acıları yaşamamak için gerekli önlemler çok geç olmadan alınmalıdır. Sağlıklı ve güvenli kentleşmeler için denetim mekanizmasının, bilimin ve mühendisliğin yol göstericiliğinde olmalıdır.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak, 30 Ekim 2020 depreminin 2.yıl dönümünde, yaşadığımız bu felaketi ve geçmişte yaşanılan depremleri unutmayacağız, unutturmayacağız. Yaşam hakkı, temel ve vazgeçilmez bir insan hakkıdır. Halkımızın daha iyi yerleşim alanlarında ve daha güvenli yapılarda yaşama hakkını hep savunacağız. Geçmişte ve iki yıl önce yaşadığımız depremlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımızı saygıyla anıyoruz.
TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
İZMİR ŞUBESİ YÖNETİM KURULU

Okunma Sayısı: 3

İzmir Şube Kaynaklı Gündem »
Tüm Gündem »

 

COPYRIGHT © 2022 TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI
MİLLİ MÜDAFAA CADDESİ NO: 10/7 06650 KIZILAY / ANKARA
TELEFON: (+90) 312 418 82 69   FAKS: (+90) 312 418 83 64
e-POSTA:

 

Oda aidatlarınızı kredi kartınızla güvenli bir ortamda ödeyebilirsiniz.
ÜYE HAKLARI VE GÜVENLİ AİDAT ÖDEME 
 

Key Yazılım Çözümleri A.Ş.