(+90) 312 418 42 20

jfmo@jeofizik.org.tr
tmmobjfmo@hs01.kep.tr

Milli Müdafaa Caddesi NO:10/7

06650 Kızılay/ANKARA
MENU
1-7 MART DEPREM HAFTASI BASIN AÇIKLAMASI

1-7 MART DEPREM HAFTASI BASIN AÇIKLAMASI

Toplumumuzda deprem bilincinin oluşturulması ve depremlere karşı daima hazırlıklı olunması ve geçmiş depremlerden dersler çıkarılması amacıyla, ülkemizde her yıl 1-7 Mart haftası, "Deprem Haftası" olarak anılmaktadır. Ülkemizde ve yakın çevremizde olan depremlerin neden olduğu birçok can ve mal kaybı yaşanmış ve sonrasında binlerce depremzede için zor şartlarda geçen süreçler yaşanmıştır. Deprem bilinci sadece deprem sonrasında değil öncesinde de tedbirler alınması gerekliliğidir. Bu bilincin toplumun her kesiminde ve ülkemizin her yerinde yaygınlaşması büyük önem taşımaktadır. Deprem bilincinin toplumda yayılması, gelecekte meydana gelecek olan depremlere karşı, öncesinde ve sonrasında bilinçli hareket etmeyi ve zararın da minimize edilmesine fayda sağlayacağı unutulmamalıdır.

Her deprem afete dönüşmeyebilir, depremden sonra meydana gelebilecek can ve mal kayıplarının birçok nedeni olabilir. Bu nedenlere karşı farkındalık, deprem bilincinin yaygınlaşmasıyla arttırılabilir. Depremin afete dönüşme sebeplerinden bazıları; mühendislik hizmeti almayan yapılar, plansız kentleşme, yer seçiminde alınan yanlış kararlar, seçilen yere uygun inşa edilmeyen yapılar, plansız sanayi tesisleri, eksik ulaşım alt yapıları ve en önemlisi zemin özellikleri dikkate alınmadan imal edilen yapılar olarak bahsedilebilir.

 

Depremi engelleme, durdurma veya öteleme şansımız yoktur ancak deprem sonrasının en az hasarla atlatılıp büyük bir afete dönüşmesini engelleyebiliriz. Türkiye bir deprem ülkesidir ve depremler ülkemizin kaçınılmaz gerçeğidir. Depremlerin afetlere dönüşmesini engellemenin en önemli unsurlarından biri, yapının konuşlanacağı zeminin fiziksel ve elastik özelliklerinin iyi analiz edilmesidir. Dinamik koşullar altındaki zemin özelliklerini belirlemek ve buna göre yapı imalatlarının planlanması gerekmektedir. Bu kapsamda yapılaşmanın çok disiplinli mühendislik çalışmaları iş birliğiyle planlanması çok önemlidir. Bu çalışmalarda fiziksel esasları temel alan jeofizik yöntemlerin kullanımı da elzemdir.

Deprem bilincinin yayılması kapsamında, jeofizik yöntemlerin de bilinilirliğinin artması ve öneminin anlaşılması gerekmektedir. Yeni yapılaşmanın yanı sıra, mevcut binaların depreme karşı dayanaklığının da belirlenmesi, afet önleme açısından çok önemli bir konudur ve jeofizik yöntemlerle tahribatsız olarak yapılar incelenebilmektedir. Yapı ölçümlerinin yanı sıra, mevcut yapıların çevresinde yapılacak jeofizik yöntemler ile zemin koşullarını belirlemek mümkündür.

 

Zemin etüt raporlarında yer alan jeofizik çalışmaların standartlara uygun yapılmasının sağlanması, raporların kontrolü ve gerekli durumlarda yerinde denetimi için, merkezi ve yerel idarelerde Jeofizik Mühendisi istihdamı zorunlu olmalıdır. Bu konuda yetkinliği olan Meslek Odalarının yasa ve yönetmeliklerde yapılacak değişikliklerle, üyelerini denetleme ve mesleki faaliyetlerini kayıt altına alma yetkilerinin tekrardan tesis edilmesi çok önemlidir. Mühendislik hizmetlerinde kalitenin tekrar artması, denetimsizlik sebebiyle haksız rekabetin ortaya çıkmaması ve meslektaş ilişkilerinin arttırılmasında meslek odalarına çok büyük görevler düşmektedir.

Çok yakın zaman önce, 30 Ekim 2020’de Seferihisar açıklarında meydana gelen 6,6 büyüklüğünde deprem sonrasında İzmir ilinde 117 kişinin hayatını kaybetmesinin derin üzüntüsü yaşanmıştır. Bu depremde yıkılan binaların, başlıca yıkılma sebepleri olarak, zemin ile binanın rezonansa girmesi, alüvyon kalınlığının fazla olması, yapıların yaşlı ve yüksek katlı olması gibi etmenlerin rol aldığı anlaşılmaktadır. Zeminlerin hâkim titreşim periyotları jeofizik yöntemlerle belirlenebilir ve yıkıcı rezonans etkisinden korunabiliriz.

Jeofizik yöntemler uygulama hızı, çözüm hassasiyeti ve ekonomik olması sebebiyle mühendislik parametrelerinin elde edilmesinde önemli avantajlar sunmaktadır. Bu parametrelerin güvenli şekilde saptanabilmesi için yerinde denetim yapılması ve yetkin mühendislerin görev alması çok önemlidir. Maalesef İzmir genelinde sadece 8 belediyede Jeofizik Mühendisleri istihdam edilmektedir. Diğer belediyelerde jeofizik mühendisi kadroları boş olduğundan bu ilçelerdeki yapıların imalatından önce yapılan zemin etüdü çalışmalarını denetleyecek mekanizma eksiktir. Bu eksikliğin bir an önce giderilmesi, ileride yaşanması muhtemel depremlerin en az hasarla atlatılması için çok büyük önem ve sorumluluk taşımaktadır.

Ülkemizin bir deprem ülkesi olduğunun, depremlerin kaçınılmaz ve önlenemez olduğunun unutulmaması gereklidir. Daha önce yaşadığımız acıları yaşamamak için gerekli önlemlerin alınması çok önemlidir. Depreme karşı dirençli ve güvenli kentleşmeler için denetim, bilim ve mühendisliğin yol göstericiliği zorunludur.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi olarak, 1-7 Mart Deprem Haftasında depreme karşı bilinçli bireyler olmanın önemini bir kez daha vurguluyoruz. Geçmiş depremlerde yaşamını yitiren vatandaşlarımızı saygı ve rahmetle anıyoruz.

“AFET YAŞANIR, BİLİNÇ KURTARIR!”

 

TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ

15. DÖNEM YÖNETİM KURULU

Okunma Sayısı: 17