6 Şubat Depremleri: Bu Bir Doğa Olayı Değil, Yönetim ve İhmal Felaketidir
6 Şubat Depremleri: Bu Bir Doğa Olayı Değil, Yönetim ve İhmal Felaketidir
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler, Türkiye tarihinin en büyük toplumsal yıkımlarından birine neden olmuştur. On binlerce insanın yaşamını yitirdiği, kentlerin haritadan silindiği bu felaket, “kaçınılmaz” bir doğa olayı değil; bilimsel uyarıların yok sayılmasının, kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin ve yıllardır sürdürülen yanlış politikaların sonucudur.
Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak açıkça ifade ediyoruz:
Bu ölümlerin sorumluları vardır.
Türkiye’nin deprem gerçeği yeni değildir. Aktif faylar, zemin özellikleri, kırılma senaryoları, ivme değerleri ve risk alanları onlarca yıldır bilinmektedir. Bilim insanları, meslek odaları ve akademik çevreler defalarca uyarmış; ancak bu uyarılar sistematik biçimde görmezden gelinmiştir. Bilim yerine rant, kamu yararı yerine siyasi ve ekonomik çıkarlar tercih edilmiştir.
Deprem risk azaltma süreçleri kâğıt üzerinde bırakılmış; yerel zemin koşulları dikkate alınmadan yapılaşmaya izin verilmiş, mikrobölgeleme çalışmaları ya yapılmamış ya da planlara yansıtılmamış, yapı denetimi işlevsizleştirilmiş, meslek odaları ve bilim insanları süreçlerin dışına itilmiştir.
Bugün hâlâ aynı anlayış sürmektedir. 6 Şubat’tan ders çıkarılmamış, sorumlular hesap vermemiş, bilimsel ve bütüncül bir afet politikası hayata geçirilmemiştir.
Özellikle İstanbul ve Marmara Bölgesi için deprem riski tüm açıklığıyla ortadadır. Buna rağmen zaman kaybedilmekte, kamuoyuna yüzeysel söylemlerle güven verilmeye çalışılmaktadır. Oysa her geçen gün, yeni bir felaketin zeminini hazırlamaktadır.
Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi olarak uyarıyoruz:
Afetlere hazırlık, seçim takvimlerine göre değil; bilimin gereklerine göre yapılır.
Deprem kader değildir; ihmaldir, tercihtir ve siyasi bir sorumluluktur.
Buradan açıkça çağrıda bulunuyoruz:
Deprem riskini bilmesine rağmen önlem almayanlar,
Bilimsel raporları yok sayarak imar kararları alanlar,
Yerel zemin koşullarını hiçe sayan planlara onay verenler,
Yapı denetimini işlevsizleştirenler,
Meslek odalarını ve bilim insanlarını sürecin dışına itenler
bu yıkımın doğrudan sorumlusudur.
Afet sonrası “kader” söylemlerine sığınmak, sorumluluğu doğaya yüklemek kabul edilemez. Deprem öncesi görevini yapmayan hiçbir idari, siyasi ve teknik sorumlunun bu felaketin dışında tutulması mümkün değildir.
Yetkili tüm kurumları ve karar vericileri bir kez daha uyarıyoruz:
Bilimsel verileri esas alan, şeffaf ve denetlenebilir bir deprem risk azaltma politikası derhal hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde yaşanacak her yeni yıkımın sorumluluğu, bugün harekete geçmeyenlerin üzerinde olacaktır.
6 Şubat depremlerinde yaşamını yitiren yurttaşlarımızı saygıyla anıyor; onların anısına karşı en büyük sorumluluğun, bu düzenin değişmesi için mücadele etmek olduğunu bir kez daha kamuoyuna ilan ediyoruz.
Bilimden yana, kamudan yana, yaşamdan yana tutumumuzdan vazgeçmeyeceğiz.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
19.Dönem İstanbul Şube Yönetim Kurulu