-BASIN BİLDİRİSİ-
Söz konusu sahalar; İmirler, Aşağı Ovacık, Karaali, Tekke ve Kılıçaslan Köyleri çevresinde yer aldığı; orman, mera, tarım, yerleşim ve mezarlık alanları ile İmirler Barajı ve bölgedeki yüzey/yeraltı su kaynaklarıyla ilişkili olduğu anlaşılmaktadır.
Bu nedenle söz konusu alanların yalnızca madencilik faaliyeti açısından değil; su kaynakları, yeraltı suyu dolaşımı, jeofizik-jeolojik-geoteknik koşullar, patlatma kaynaklı titreşimler, kütle hareketleri, yerleşim güvenliği ve kümülatif çevresel etkiler yönünden bütüncül olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Jeofizik mühendisliği açısından öncelikli bir konu, maden arama ve işletme faaliyetlerinin bölgenin hidrojeolojik sistemi üzerindeki olası etkileridir. Kazı, sondaj, yol açımı, pasa depolama, drenaj değişikliği ve patlatma gibi faaliyetler; yüzey sularının doğal akışını, yeraltı suyu beslenme-boşalım dengesini, kaynak debilerini ve su kalitesini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.
Odamız, madencilik faaliyetlerinin kamu yararı, bilimsel zorunluluklar, çevresel duyarlılık ve mühendislik etiği çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu nedenle madencilik faaliyetlerine ilişkin karar süreçlerinde yalnızca ekonomik işletilebilirlik değil; su kaynaklarının korunması, halk sağlığı, yerleşim güvenliği, tarımsal üretim, doğal yaşam alanları ve kültürel değerler birlikte değerlendirilmelidir.
Maden sahalarının ilan edildiği bölgenin özellikleri ve platformun talep ettiği rapor türleri göz önüne alındığında, Jeofizik Mühendisleri Odası'nın ortaya koyacağı bilimsel görüş ve katkılar şu başlıklar altında toplanabilir.
- Su Kaynakları ve İmirler Barajı'nın Korunması (Hidrojeolojik ve Jeofizik Etütler)
- Yeraltı Suyu ve Sızıntı Analizleri: Yeraltı suyu seviyeleri ve akış yönlerinin belirlenmesi
- Baraj Güvenliği ve Kirlilik Riski: Maden atık barajlarından veya işletme sahasından sızabilecek ağır metallerin ve asit maden drenajlarının yeraltı suyuna karışma rotaları belirlenmesi
- Patlatmalı Madenciliğin Yerleşim Alanlarına ve Baraj Yapısına Etkileri
- Dilekçede patlatmalı madenciliğin yerleşim alanlarına ve çevreye etkilerinin incelenmesi talep edilmektedir. Bu konu doğrudan jeofizik mühendisliğinin (sismoloji ve mühendislik jeofiziği) uzmanlık alanıdır.
- Titreşim ve Şok Dalgası Analizleri: Bölgedeki İmirler, Aşağı Ovacık, Karaali, Tekke ve Kılıçaslan köylerindeki konutların, mezarlıkların ve tarihi/kültürel yapıların (türbeler vb.) patlatma kaynaklı sismik dalgalardan (yer ivmesi ve hızından) nasıl etkileneceği jeofizik mühendisleri tarafından hesaplanır.
- Baraj Gövdesi Hassasiyeti: İmirler Barajı'nın gövde dinamiği ve patlatmaların yaratacağı sismik şokların baraj stabilitesine (çatlak oluşumu, duraylılık kaybı) etkileri konusunda oda uzmanları kesinlikle negatif görüş bildirecek ve mikrotremor ile sismik izleme çalışmalarının zorunluluğunu raporlayacaktır.
- Jeolojik ve Jeoteknik Uygunluk Değerlendirmesi
Talep edilen "Jeoloji ve jeoteknik uygunluk" raporuna jeofizik mühendisleri birçok yöntemle katkı sunar.
- Heyelan ve Zemin Dayanımı: Geniş ölçekli maden sahalarının açılacağı dağlık ve eğimli arazilerde yapılacak kazıların, şev stabilitesini bozup bozmayacağı, sismik kırılma ve MASW ayrıca elektrik özdirenç tomografi yöntemleriyle incelenmelidir. Zemin dinamik parametreleri belirlenmeden yapılacak kontrolsüz kazıların heyelan riskini tetikleyeceğini belirtecektir.
- Karstik Boşlukların Tespiti: Amasya ve çevresindeki jeolojik formasyonlarda bulunması muhtemel karstik boşluklar ve tektonik birimler maden işletmesi sırasında göçme riskleri barındırır. Jeofizik yöntemlerle bu yapıların önceden belirlenmesi gerektiği odanın teknik raporunda yer alacaktır.
- ÇED Süreci ve Risk Matrisine Yönelik Teknik İtirazlar
ÇED sürecindeki teknik eksikliklerin incelenmesini ve bir risk analizi oluşturulmasını istemektedir.
- Eksik Veri İtirazı: Maden projelerinin ÇED raporlarında genellikle yüzeysel geçiştirilen sismik risk analizleri, patlatma dizayn parametreleri ve yeraltı suyu modellerinin önemlidir, eksikliğine dikkat çekecektir.
- Bilirkişi Desteği: Açılacak yürütmeyi durdurma ve iptal davalarında mahkemelerin atayacağı bilirkişi heyetlerinde mutlaka bir Jeofizik Mühendisi yer alması gerektiği yönünde TMMOB nezdinde ağırlık koyacaktır.
Sonuç olarak; Amasya ili Gümüşhacıköy ilçesinde ihale edilen maden sahalarına ilişkin süreçlerde, havza ölçeğinde jeofizik etütler yapılmadan; patlatma, yeraltı suyu, baraj güvenliği, şev duraylılığı ve kümülatif çevresel etki analizleri tamamlanmadan arama ya da işletme faaliyetlerine izin verilmemesi gerektiği kanaatindeyiz. ÇED süreçlerinde ilgili meslek odalarının, bilim insanlarının ve yöre halkının görüşleri esas alınmalı; açılacak idari ve hukuki süreçlerde bilirkişi heyetlerinde mutlaka jeofizik mühendisliği disiplininden uzmanlara yer verilmelidir.
Odamız, ihtiyaç duyulması halinde konuya ilişkin bilimsel ve teknik çalışmalara jeofizik mühendisliği disiplini kapsamında katkı sunmaya hazırdır.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
21. Dönem Yönetim Kurulu