BASINA ve KAMUOYUNA
Hatay’da Yaşanan Sel ve Heyelanlar Bilimsel Gerçeklerle Ele Alınmalıdır
Hatay’da son günlerde etkili olan yoğun yağışların ardından meydana gelen sel, su baskını, yol çökmesi ve heyelanlar, yalnızca meteorolojik bir olayın sonucu değildir. Yıllardır süregelen plansız kentleşme, yetersiz altyapı uygulamaları ve bilimsel verilerden uzak planlama anlayışının bir sonucudur.
6 Şubat depremleri sonrası daha da kırılgan hale gelen Hatay’da; alüvyoal zeminler, dolgu alanları, dere yatakları ve yamaç bölgeleri yoğun yağışlarla birlikte yeniden yüksek risk üretmiştir. Kısa sürede gelişen aşırı yüzey akışı; yetersiz drenaj sistemleri, yanlış yapılaşma kararları ve kontrolsüz altyapı uygulamaları nedeniyle taşkın, heyelan ve zemin çökmesi şeklinde kendisini göstermiştir. Özellikle meydana gelen yol çökmeleri ve yamaç hareketleri, zeminin suya doygun hale gelerek taşıma gücünü kaybettiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.
Bir kez daha görülmüştür ki; afetler yalnızca “doğal” değildir. Bilimsel veriler dikkate alınmadan gerçekleştirilen her planlama, her imar kararı ve her altyapı uygulaması, doğa olaylarını afete dönüştürmektedir. Dere yataklarının yapılaşmaya açılması, yağmur suyu altyapısının yetersizliği, zemin özelliklerinin yeterince incelenmemesi ve riskli alanların düzenli biçimde izlenmemesi, yaşanan tablonun temel nedenleri arasında yer almaktadır.
Jeofizik mühendisliği; sel, taşkın, heyelan ve zemin çökmesi gibi afetlerin önlenmesi ve risklerin azaltılmasında kritik öneme sahip temel mühendislik disiplinlerinden biridir. Bilimsel yöntemlerle hazırlanacak taşkın, heyelan ve zemin duyarlılık haritaları; yeraltı yapısının doğru tanımlanmasını sağlayarak can ve mal kayıplarının azaltılmasında hayati rol üstlenmektedir.
Hatay başta olmak üzere ülkemizin afet riski taşıyan tüm bölgelerinde;
Dere yatakları ve taşkın alanları bilimsel kriterler doğrultusunda yeniden değerlendirilmelidir, yağmur suyu drenaj sistemleri, iklim krizinin etkisiyle değişen yağış rejimlerine uygun biçimde revize edilmelidir, yol, dolgu ve altyapı sistemleri düzenli jeoteknik ve jeofizik denetimlerden geçirilmelidir, yerel yönetimler ve kamu kurumları, planlama süreçlerinde jeofizik mühendisliği hizmetlerinden etkin biçimde yararlanmalıdır.
Yaşanan afetlerde yaşamını yitiren yurttaşlarımıza rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyor; yaralanan vatandaşlarımıza acil şifalar ve tüm halkımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
21.Dönem Yönetim Kurulu