BASINA VE KAMUOYUNA
Muş’un Varto ve Bingöl’ün Karlıova ilçeleri arasındaki bölgede planlanan jeotermal kaynak arama ve sondaj faaliyetleri; bölge halkında yaşam alanları, su kaynakları, meraları, tarımsal üretim, hayvancılık ve doğal çevreye ilişkin haklı kaygılar yaratmıştır. Bu nedenle, bölgede aylardır eylem ve hukuk mücadelesi yürütülmektedir.
Basına yansıyan bilgilere göre bu faaliyetlerinin Varto’da 16, Karlıova’da ise 6 köyü doğrudan ya da dolaylı biçimde etkileyebileceği ifade edilmekte; proje kapsamında farklı sahalarda çok sayıda sondaj kuyusunun açılmasının planlandığı bildirilmektedir.
Jeotermal kaynakların aranması, işletilmesi ve üretim akışkanının yeraltına yeniden basılması; yeraltının jeolojik, hidrojeolojik, jeokimyasal ve sismotektonik özelliklerinin birlikte değerlendirilmesini gerektiren çok disiplinli bir süreçtir. Kamucu enerji politikası, enerjinin nerede, hangi bilimsel yöntemlerle, hangi denetim mekanizmalarıyla ve kimin yararına üretileceğini sorgulamak zorundadır. Yeraltının yapısını, aktif fayları, kırık sistemlerini, jeotermal rezervuarları, yeraltı suyu dolaşımını ve olası riskleri ortaya koyan bilimsel çalışmalar her yatırımın ön koşulu olmalıdır. Jeofizik araştırmaların amacı yalnızca sondaj yerini belirlemek değil; insan yaşamını, su kaynaklarını, tarım alanlarını ve doğal çevreyi koruyacak bilimsel zemini oluşturmaktır.
Uluslararası uygulamalar ön inceleme yapılmasını, doğal sismik arka planın belirlenmesi amacıyla mikro sismik izleme ağı kurulmasını, yerel halkın bilgilendirilmesini, risklerin nicel olarak değerlendirilmesini ve gerektiğinde faaliyetleri yavaşlatacak veya durduracak müdahale eşiklerinin tanımlanmasını önermektedir. Dolayısıyla sadece bölgesel deprem kataloglarının incelenmesi yeterli değildir.
Bölge yurttaşının itirazları yok sayılarak, teknik belgeler tamamlanmadan veya süreç yalnızca idari izinlere indirgenerek toplumsal kabul sağlanamaz. Jeotermal projeler yalnızca yatırım perspektifiyle değil, toplam çevresel etkileri, su varlığı, biyolojik çeşitlilik, tarımsal üretim, hayvancılık ve bölgenin deprem gerçeği birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası olarak sürecin bilimsel, şeffaf, katılımcı ve kamu yararını esas alan bir anlayışla yürütülmesini talep ediyoruz. Mesleki bilgi ve birikimimizi; doğanın ve toplumun ortak yararı doğrultusunda kullanılacak her türlü bağımsız bilimsel çalışmaya sunmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna bildiriyoruz.
Su halkındır, toprak halkındır, yaşam halkındır. Biz de halkın ve bilimin yanındayız.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
21. Dönem Yönetim Kurulu