Kapadokya'da Peribacası Çökmesi
Kapadokya'da Peribacası Çökmesi
29 Ekim 2026 tarihinde Nevşehir'in Göreme beldesinde, Açık Hava Müzesi yakınlarında meydana gelen kaya kütlesi çökmesi üç yurttaşımızın yaşamını yitirmesine ve beş kişinin yaralanmasına neden olmuştur. Ülkemizin önemli doğal ve kültürel miras alanlarından Kapadokya'daki kaya düşmesi, bu tür alanlarda meydana gelebilecek tehlikeleri yeniden gündeme getirmiştir. İlk açıklamalarda olayın yoğun yağışların ardından meydana geldiği belirtilmektedir. Ancak bu tür olayları yalnızca yağışa bağlamak, kaya kütlelerinde uzun yıllar boyunca gelişen fiziksel ve mekanik süreçleri göz ardı etmek anlamına gelir. Kapadokya'da volkanik kökenli tüf ve ignimbiritlerinden oluşan kaya yapıları mevcuttur. Bunlar ayrışma, erozyon, kırık ve çatlakların gelişimi, suyun kaya içerisindeki dolaşımı ve sıcaklık değişimleri nedeniyle zamanla dayanım kaybına uğrayabilmektedir. Yağışlar ise mevcut süreksizlikler boyunca kaya bloklarının dengesini bozarak kopma, kayma veya devrilme hareketlerini tetikleyebilmektedir. Bu noktada asıl mesele insan yaşamı tehdit edebilecek tehlikelerin önceden araştırılıp ortaya çıkartılmasıdır. Kapadokya'da geçmiş yıllarda yaşanan benzer olaylar ve bölgeye ilişkin bilimsel çalışmalar, kaya düşmesi tehlikesinin yeni veya bilinmeyen bir sorun olmadığını göstermektedir.
Görünür çatlakların ötesinde, kaya içerisindeki boşlukların, ayrışmış zonların, suya bağlı değişimlerin ve süreksizliklerin araştırılması gerekmektedir. Bu noktada jeofizik mühendisliği önemli bir bilimsel ve teknik sorumluluk üstlenmektedir. Yapı jeofiziği çalışmaları ile kaya kütlelerinin iç yapısı tahribatsız olarak araştırılabilmekte, yüzeyden doğrudan gözlenemeyen olası zayıflık alanlarına ilişkin veriler elde edilebilmektedir.
Halk kullanımına açık bu tür kültürel alanlarda kaya düşmesi tehlike ve risk haritalarının hazırlanmasını, riskli kaya kütlelerinde jeofizik araştırmaların, çatlak ve deformasyon ölçümlerinin ve periyodik izleme çalışmalarının bütünleşik biçimde yürütülmesini gerekli görüyoruz. Doğal aşınma süreçlerini durduramayız. Ancak bu süreçlerin oluşturduğu tehlikeler araştırılabilir, izlenebilir ve riskler azaltılabilir.
Yaşamını yitiren yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
21. Dönem Yönetim Kurulu