Kazı Destek Yapıları Tasarım ve Uygulama Esaslarına İlişkin TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası Teknik Değerlendirme ve Görüşü
16 Temmuz 2026 tarihli ve 33311 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kazı Destek Yapıları Tasarım ve Uygulama Esasları, kazı destek sistemlerinin projelendirilmesi, tasarımı, uygulanması, kontrolü ve izlenmesine ilişkin önemli teknik düzenlemeler içermektedir. TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası olarak söz konusu düzenleme; kamu yararı, yapı güvenliği, bilimsel esaslar ve mühendislik disiplinleri arasındaki görev, yetki ve sorumlulukların belirlenmesi yönlerinden incelenmiş olup, aşağıda belirtilen hususların değerlendirilmesinde yarar görülmektedir.
Güvenli bir tasarım ve uygulama için zeminin ve kaya ortamının mühendislik özelliklerinin doğru belirlenmesi, yeraltı suyu koşullarının ortaya konulması, dinamik zemin davranışının değerlendirilmesi, yeraltındaki süreksizliklerin ve boşlukların belirlenmesi ile uygulama sürecinin bilimsel yöntemlerle izlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle kazı destek yapıları; jeofizik, jeoloji ve inşaat mühendisliği başta olmak üzere ilgili mühendislik disiplinlerinin kendi uzmanlık alanları çerçevesinde birlikte görev aldığı çok disiplinli mühendislik sistemleridir.
Bu kapsamda; zemin ve kaya ortamının jeofizik yöntemlerle araştırılması, sismik hız modellerinin oluşturulması, yeraltı boşlukları ile gömülü yapıların belirlenmesi, dinamik zemin parametrelerinin elde edilmesi, titreşim analizleri ve kazık bütünlük testleri gibi çalışmalar jeofizik mühendisliğinin mesleki faaliyet alanı içerisinde yer almaktadır. Tasarım sürecinde bu verilerden yararlanılması doğal olmakla birlikte, bu çalışmaların yürütülmesi, değerlendirilmesi ve raporlanmasına ilişkin mesleki sorumluluğun ilgili mühendislik disiplinlerinde kalması gerektiği değerlendirilmektedir.
Esaslarda yer verilen kazık bütünlük testleri, kazık içerisinde yayılan elastik dalgaların kaydedilmesi ve yansıyan sinyallerin değerlendirilmesine dayanan sismik ve tahribatsız bir inceleme yöntemidir. Ancak düzenlemede, bu testlerin hangi meslek disiplini tarafından gerçekleştirileceği, elde edilen verilerin kim tarafından değerlendirileceği ve raporlanacağı açık biçimde tanımlanmamıştır. Ölçümün güvenilirliği yalnızca cihaz kullanımına değil; dalga yayılımının, sinyal özelliklerinin, kazık-zemin etkileşiminin ve elde edilen kayıtların doğru yorumlanmasına bağlıdır. Bu nedenle kazık bütünlük testlerinin ölçüm, değerlendirme ve raporlama süreçlerinde jeofizik mühendislerinin görev ve sorumluluklarının açık biçimde düzenlenmesinin uygulama birliği ve teknik güvenilirlik açısından gerekli olduğu değerlendirilmektedir.
Bunun yanında, Esaslarda arazi karakterizasyonu, yeraltı suyu koşulları, deprem etkisi, zemin parametreleri ve aletsel gözlem sistemleri proje raporunun temel bileşenleri arasında sayılmasına rağmen, bu verilerin elde edilmesinde kullanılacak jeofizik yöntemlere ve bu çalışmaları yürütecek jeofizik mühendislerinin görev ve sorumluluklarına yer verilmemiştir. Sondaj ve laboratuvar deneyleri noktasal veri üretirken, sismik, elektrik, elektromanyetik ve kuyu içi jeofizik yöntemler yeraltının üç boyutlu yapısının modellenmesini sağlayarak tasarım güvenilirliğini artırmaktadır. Bu nedenle, kazının niteliği, derinliği ve saha koşulları dikkate alınarak gerekli jeofizik araştırmaların yapılmasına ve bu çalışmaların yetkili jeofizik mühendisleri tarafından yürütülmesine yönelik hükümlerin düzenlemede açık şekilde yer almasının uygun olacağı değerlendirilmektedir.
Benzer şekilde, deprem ve diğer dinamik etkilerin kazı destek sistemlerinin tasarımında önemli bir girdi olarak tanımlanmasına rağmen, kayma dalgası hızı profili, dinamik zemin özellikleri, hâkim titreşim periyodu ve sahaya özgü jeofizik parametrelerin hangi meslek disiplini tarafından hazırlanacağı belirtilmemiştir. Yerel zemin koşullarının dinamik davranışının doğru belirlenmesi, deprem etkisinin güvenilir şekilde değerlendirilmesi ve kazı destek sistemlerinin performansının öngörülebilmesi açısından bu çalışmaların jeofizik mühendisliği uzmanlığı kapsamında yürütülmesinin açık biçimde tanımlanmasının önemli olduğu değerlendirilmektedir.
Sonuç ve Değerlendirme
Sonuç olarak; söz konusu esaslarda jeofizik mühendisliğinin görev alanına giren ölçüm, araştırma, değerlendirme ve raporlama hizmetlerine ilişkin görev, yetki ve sorumlulukların açık biçimde tanımlanmasının; kazık bütünlük testleri başta olmak üzere sismik, akustik ve diğer tahribatsız jeofizik incelemelerin ilgili meslek disiplinince yürütülmesine ilişkin hükümlerin düzenlenmesinin; arazi karakterizasyonunda ihtiyaç duyulan jeofizik araştırmaların, deprem ve dinamik etkilere esas jeofizik verilerin ve jeofizik ölçüm raporlarının proje tasarım sürecinin ayrılmaz bir bileşeni olarak değerlendirilmesinin, hem yapı güvenliğinin artırılmasına hem de mühendislik hizmetlerinin bilimsel esaslara uygun şekilde yürütülmesine önemli katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası olarak; kamu yararını, yapı güvenliğini ve bilimsel mühendislik ilkelerini esas alan her türlü düzenleme çalışmalarına teknik bilgi ve mesleki birikimimizle katkı sunmaya hazır olduğumuzu saygıyla bilgilerinize arz ederiz.
TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası
21.Dönem Yönetim Kurulu