(+90) 312 418 42 20

jfmo@jeofizik.org.tr
tmmobjfmo@hs01.kep.tr

Milli Müdafaa Caddesi NO:10/7

06650 Kızılay/ANKARA
MENU
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NDE ORTAK BİR BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ’NDE ORTAK BİR BASIN AÇIKLAMASI GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.

09.11.2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifine ilişkin olarak; meslek alanlarımızı, mesleki yetki ve sorumluluklarımızı doğrudan etkileyen düzenlemelere yönelik itirazlarımızı ve taleplerimizi kamuoyu ile paylaşmak amacıyla  Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu basın açıklamasına, Odamızı temsilen Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın İsmail DEMİRCİ, Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Hüseyin ALAN, Milletvekili Sayın Müzeyyen ŞEVKİN ile Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Düzgün ESİNA katılmıştır.

Basın açıklamasının ardından, anılan kanun teklifinin meslek alanlarımıza ve kamu yararına etkilerine ilişkin değerlendirmelerimizin iletilmesi ve taleplerimizin aktarılması amacıyla CHP Grup Başkan Vekili Sayın Ali Mahir BAŞARAN ile görüşme ve temaslarda bulunulmuştur.

Yapılan ortak basın açıklaması şu şekildedir;

TBMM’ye sunulan Tapu Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 21, 22, 23 ve 24’üncü maddeleri, jeoloji ve jeofizik mühendisliği meslek alanlarını doğrudan ilgilendirmektedir.

Son yıllarda ülkemizde meydana gelen depremlerde, zemin kaynaklı sorunlar nedeniyle çok sayıda yapı yıkılmış, binlerce yurttaşımız yaşamını yitirmiştir. Yaşanan bu acı deneyimler, yapı üretim sürecinde zemin ve temel etütlerinin bilimsel esaslara uygun şekilde yapılmasının ve etkin bir denetim mekanizması ile yürütülmesinin hayati önem taşıdığını açıkça ortaya koymuştur. Bu süreçten hareketle denetim sisteminin güçlendirilmesi gerekirken, söz konusu kanun tasarısında yer alan düzenlemeler, meslek alanlarını daraltan ve mühendislik hizmet üretimini sınırlandıran bir yaklaşım içermektedir.

Kanun tasarısının 21’inci maddesinde yer alan;

“Zemin ve temel etüt kuruluşu: Bakanlıktan aldığı izin belgesiyle zemin ve temel etüdü faaliyetini icra eden ve Bakanlıkça denetlenen tüzel kişiyi”

tanımı ile zemin ve temel etütlerinin nasıl ve kimler tarafından denetleneceğine ilişkin açık ve net bir sistem kurulması gerekirken, doğrudan etüt ve proje müelliflerinin faaliyetlerine ilişkin sınırlayıcı bir düzenleme getirilmektedir. Benzer biçimde tasarının 24’üncü maddesinde yer alan;

“Bu Kanun kapsamında yapılacak yapıların zemin ve temel etütleri Bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından yapılır”

hükmüyle, denetim hizmetleri yerine etüt yapma yetkisi düzenlenmekte; zemin ve temel etütlerinin yerinde, bağımsız ve bütüncül denetimine ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır.

Bu düzenlemelerle; zemin ve temel etütlerinin denetlenmesi yerine, bu etütleri yapacak kişi ve kuruluşlara yönelik sınırlama ve kota anlayışı benimsenmekte, hangi ilde kaç kuruluşun faaliyet göstereceği ve bu kuruluşlarda kimlerin çalışabileceği idarenin takdirine bırakılmaktadır. Bu yaklaşım; zemin ve temel etütleri alanında faaliyet yürüten jeoloji ve jeofizik mühendislerinin mesleki yetkinliklerini bireysel olarak kullanmalarını engelleyen, meslek pratiğini daraltan ve mühendislik hizmetlerinin niteliğini zayıflatan sonuçlar doğuracaktır.

Tasarının 23’üncü maddesi ile zemin laboratuvarlarına getirilen düzenlemeler de benzer sakıncalar içermektedir. Görev ve sorumluluk alanları dışında olmasına rağmen, zemin laboratuvarlarına deney numunelerini yerinde alma zorunluluğu getirilmekte; her sondaj noktasında gün boyu personel bulundurulması gibi fiilen uygulanması mümkün olmayan yükümlülükler öngörülmektedir. Dünyada karşılığı bulunmayan bu yaklaşım, zemin laboratuvarlarının sağlıklı çalışmasını zorlaştıracak, denetimin niteliğini düşürecek ve uygulamada ciddi aksaklıklara yol açacaktır. Oysa numune alma, saha kontrolü ve etüt sürecinin koordinasyonu; etüt müellifi jeoloji ve jeofizik mühendislerinin sorumluluğunda yürütülmesi gereken mühendislik hizmetleridir.

Yapılan düzenlemeler sonucunda;

Etüt ve proje müellifliği sistemi zayıflatılmakta; jeoloji ve jeofizik mühendislerinin bireysel bilgi üretme, yerinde gözlem yapma, ölçüm, test ve analiz yoluyla mesleki deneyim kazanma süreçleri sınırlandırılmaktadır.

Zemin ve temel etütleri alanında meslek alanlarını daraltan bir yapı oluşturularak, her iki meslek grubunun da teknik katkısı idari kararlarla sınırlandırılmaktadır.

Zemin laboratuvarlarının çalışma düzenine aykırı hükümlerle, hem uygulama güçlüğü yaratılmakta hem de yapı güvenliği açısından risk doğurabilecek bir ortam oluşmaktadır.

Sonuç olarak;

Ülkemizde yapı güvenliğinin sağlanabilmesi için, fenni mesuliyet ve yapı denetim sistemi esas alınarak zemin ve temel etütlerinin yerinde denetimini önceleyen, meslek alanlarını güçlendiren ve mühendislik hizmetlerinin niteliğini artıran bir düzenleme yapılması gerekmektedir. Oysa mevcut tasarı, denetimi güçlendirmek yerine, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin mesleki faaliyetlerini sınırlandıran bir anlayış içermektedir.

Bu çerçevede;

Kanun tasarısının 24’üncü maddesinin, “Bu Kanun kapsamında yapılacak yapıların zemin ve temel etütleri, Bakanlıkça izin belgesi verilen zemin ve temel etüt kuruluşları tarafından denetlenir” şeklinde yeniden düzenlenerek denetim esaslı bir hükme dönüştürülmesini,

Zemin laboratuvarlarının görev, yetki ve çalışma düzenine aykırı olan 23’üncü maddenin gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesini,

jeoloji ve jeofizik mühendisliği meslek alanlarının ortak görüşü olarak talep ediyoruz.

TMMOB Jeofizik Mühendisleri Odası

20.Dönem Yönetim Kurulu

Okunma Sayısı: 187